Adıyaman Tütünü Adıyaman

Adıyaman TütünüAdıyaman Tütünü

Adıyaman, Adıyaman Çelikhan , Adıyaman Tütünü, Adıyaman Çelikhan Tütünü, Çelikhan Tütünü

Nasıl Ayırt Edilir?

Sarma sigara içenlere, “Adıyaman Çelikhan tütünü nasıl ayırt edilir”  diye sorulduğunda çok kişiden bal yanıtı alırsınız.

Gerçekten Çelikhan tütününde kendine has bal kokusunu andıran bir koku vardır. Çelikhan’dan geçmiş bir şairin “tütün yaprağından çekmiş arılar, dumanlı dumanlı dolaşıyorlar” deyişi bu yaklaşımdan olmalıdır. İşin bu boyutunu geçersek Çelikhan tütününü diğerlerinden ayıran bir çok özellik daha görürüz. 

Adıyaman (Hısn-I Mansur) Kalesi

Adıyaman şehir merkezinde yer alan kale yaklaşık 25 m yükseklikteki yığma bir höyük üzerine kurulmuştur.

Yeni Kale

Kâhta ilçesine bağlı Kocahisar köyündedir. İlk yapılış tarihi Kommagene Krallığına kadar giden kalenin bugünkü şekli Memluklular döneminden kalmadır. Kale içinde su depoları, hamam, cami ve Kâhta Çayına (Nymphaios) inen gizli bir su yolu bulunmaktadır. Ayrıca, burada posta güvercinlerinin yetiştirildiği kule de bulunmaktadır.

Gerger Kalesi ( Fırat Arsameiası)

Kâhta ilçesine 85 km. uzaklıkta bulunan ve tarihi Geç Hitit dönemine dayanan kale, Fırat Nehri’nin batı yakasında yer almaktadır. İ.Ö. II. yüzyılda Kommagenelilerin atası olan Arsames tarafından sarp kayalar üzerine kurulan kalenin batı surlarında Kral Samos’a ait bir kabartma bulunmaktadır. İslami dönemde de kullanılan kale içerisinde cami, dükkânlar ve su sarnıçları bulunmaktadır.

Cendere Köprüsü (Septimius Severus)

Kâhta ile Sincik ilçeleri arasında yer alan Cendere Çayı (Cabinas) üzerine kurulmuştur. Biri ana ve diğeri tahliye olmak üzere iki kemerden oluşur. Bugün hala kullanılan köprü Roma İmparatoru Septimius Severus zamanında Samsat’ta karargâh kuran XVI. Lejyon tarafından yaptırılmıştır. Köprü üzerinde yer alan sütunlardan biri İmparator Septimius Severus’a, biri karısı julia Domna’ya ve diğeri oğulları Caracalla’ya adanmıştır. Geta adına dikilen sütun kendisini öldüren kardeşi Caracalla tarafından kaldırılmıştır. Köprü anıtsal Roma mimarisinin muhteşem bir örneğidir.

Altınlı Köprü

Gölbaşı ilçesi Yolbağ köyü sınırları içinde yer alan köprü, birisi büyük dört kemerden oluşmuştur. Köprü sağda kaya zemine oturmakta, solda taşma kemerleriyle çay yatağını aşmaktadır. Kemerler beyaz kesme taşlarla, diğer kısımlar moloz taşlarla inşa edilmiştir. Köprü İslami döneme aittir.

Göksu Köprüsü

Gümüşkaya köyü ile Ağcin köyü arasında Göksu çayının daraldığı bir noktada kaya zemin üzerinde kurulan köprü Roma Dönemine aittir. Orta kemerin dışında genel olarak sağlam durumdadır.

Perre Antik Kenti Ve Kaya Mezarları

İlimiz merkez Örenli ( Pirin ) mahallesindedir. Kommagene Krallığının beş büyük antik kentinden birisidir. Başkent Samosata ile Melitene (Malatya ) arasında yer alan bir uğrak yeridir. Antik Roma kaynaklarında suyunun güzelliğinden bahsedilmekte olup, kervanlar, yolcular ve ordular tarafından dinlenme yeri olarak kullanıldığı anlatılmaktadır. Bahsedilen suyun aktığı Roma Çeşmesi halen kullanılmaktadır. Bizans döneminde de önemini korumuştur. Bu antik kent’in Niceaia İznik’te toplanan İncil Konsil’ine temsilci göndermesi aynı zamanda dini bir merkez olduğunu da göstermektedir. Antik kentte en dikkat çeken kalıntılar. Örenli mahallesi girişinde yer alan kaya mezarlarıdır. Kayalıklar içine oyularak yapılmış oda mezarlar harika bir görünüm oluşturmaktadır.

Haydaran Kaya Mezarları

Adıyaman’ın 17 km kuzeyinde Taşgedik köyü sınırları içinde yer alır. Burada kaya mezarlar ve Güneş Tanrısı Helios ile Kral Antiochos’un tokalaşma kabartmaları vardır.

Turuş Kaya Mezarları

Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13 basamaktan sonra ulaşılır. Bazı kaya mezarlarının duvar ve kapı girişlerinde çeşitli figürler ve kabartmalar bulunmaktadır.

Dolmenler

Dikilitaşın kuzeyindeki kayalık alanlarda, Aşağı Hozişi köyü yakınlarında Dolmen tipi mezarlar bulunmaktadır. Sala benzeyen iki büyük kayanın birbirine çatılması ile yapılan bu mezarların Taş Devri insanlarından kaldığı tahmin edilmektedir.

Zey Mağaraları

Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey köyü yakınında, erken dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Şeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer almaktadır.

Gümüşkaya Mağaraları

Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır. Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların İ.Ö. 150 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Balkonlara, bölmeli odalara ve kuyulara sahip bu mağaralara sadece bir insanın geçebileceği dar bir yolla ulaşılmaktadır.

Palanlı Mağarası

Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman – Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyü sınırları içerisindedir. M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında bulunan ve halen fark edilebilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur. Mağara arkeolojik alanı olarak tescillidir. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir doğa parçası olup, sık bir vejetasyona sahiptir.

Derik Kutsal Alanı ( Hereoon )

Sincik ilçesi yolu üzerindeki Datgeli köyündedir. Bu alanın M.S. 70’lerde Romalılar tarafından inşa edildiği ve 300’lü yıllarda kullanıldığı tahmin edilmektedir. Alanda, Kommagene döneminde inşa edilen Temenos kalıntıları bulunmaktadır.

Sofraz Tümülüs Mezarları

İl merkezine 45 km. Besni ilçesine 15 km. uzaklıkta, Üçgöz (Sofraz) köyündedir. 15 m. yüksekliğinde olan mezarın üzeri kırma taş ve molozla örtülüdür.

Dikilitaş (Sesönk)

Besni ilçesinin 33 km. güneydoğusunda, Kızıldağ üzerinde Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından inşa edilen anıt mezar, her biri yaklaşık 10 metre yükseklikte üç çift sütunla çevrelenmiştir. Sütunları üzerinde kadın, erkek ve aslan kabartmaları bulunmaktadır.

Karadağ Tümülüsü

Adıyaman’a 5 km mesafede, Karadağ eteğindedir. 2 bölümden oluşan bir kaya mezar bulunur. Ayrıca buradan şehir ve baraj göl manzarası da izlenebilir.

Beştepeler

İlimize 25 km mesafede Ilıcaklı köyü sınırları içinde yer alır. Yığma taşlardan yapılmış olup 6 adet mezar bulunmaktadır.

Malpınarı (Kaya Anıtı)
Adıyaman’a yaklaşık 35 km. uzaklıkta Malpınar mezrasında doğal kaya üzerine oyulmuş hiyeroglif bir kitabe ve kayalara yapılmış yerleşim birimleri geç Hitit dönemine aittir.

Adıyaman Merkezdeki Camiler Ve Kilise

Ulu Camii

Adıyaman’ın şehir merkezinde bulunmaktadır. Dulkadiroğulları beyliği zamanında yapılan camii daha sonraları birçok kez onarım görmüştür. Caminin bu günkü şekliyle 1863 tarihinde yaptırıldığını bildiren bir kitabe, minare kaidesinin doğuya bakan üst yüzeyinde bulunmaktadır. Aynı yerde altta kemer içinde bulunan bir başka kitabede caminin 1902 yılında tamir gördüğü anlaşılmaktadır.

Çarşı Camii

İl merkezinde bulunmaktadır. Vakfiyesinde belirtildiğine göre Hacı Abdulgani tarafından 1550 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin payandalarla desteklenen duvarları kesme taştan yapılmıştır.

Eskisaray Camii

İlimiz merkez Eskisaray mahallesinde bulunan Eski Saray Camii hicri 1148’de İbrahim paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami birçok defa onarım görmüştür. Son onarımda camii kuzeye doğru genişletilmiştir.

Kab Camii

Mahalleye kendi adını veren Kab Camii kitabesine göre hicri 1182 (1768) yılında yapıldıktan sonra hicri 1342 (1923) Hacı Mehmet Ali tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Yenipınar Camii

İlimiz Yenipınar mahallesinde bulunmaktadır. Düz bir alan üzerine kurulmuştur. Minare kaidesinde yer alan kitabeye göre hicri 1133 (1720) senesinde Hacı Mahmut adında birisi tarafından yaptırılmıştır.

St. Petros ve St Paul Kilisesi

Adıyaman merkez Mara mahallesindedir. 1905 tarihli kitabesinden kilisenin oldukça eski bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. St.Pavlos ismiyle anılan bir Süryani kilisesi olup tescilli bir yapıdır. Bu gün için küçük bir Süryani cemaati tarafından kullanılmaktadır.

Besni İlçesindeki Camii Ve Külliyeler

Ulu Cami

Camii üzerindeki kitabeye göre 17.yüzyılda yaptırılmış olan Ulu Camii, buradaki diğer camilerde olduğu gibi muntazam bir plana sahip değildir.

Külhanönü Camii

Caminin ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Fakat eserde kullanılmış olan yapı malzemesi ve mimari organlar itibariyle, klasik Osmanlı yapılarını andırmaktadır.

Toktamış Camii

Bugünkü ilçenin güneyinde olup, tamamen terk edilmiş bir harabe durudadır Caminin kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Fakat 17.yy sonlarına doğru yapıldığı sanılmaktadır.

Çarşı Camii

Eski Besni’nin en merkezi yerinde yer alan eser Çarşı Camii adı ile anılır. Bazı kimselere göre camii, Hacı Arslan isminde birisi tarafından yaptırılmıştır. Fakat eserin üzerindeki kitabede Kalaunoğlu Mehmet Nasır ismi geçmektedir. Bunun Mısır Kölemen sultanlarından Kalaun ile ne derece ilişkili olduğu bilinmemektedir. Mahalli geleneğe uygun olarak yapılmış olan camiinin muntazam bir planı bulunmaktadır.

Bekir Bey Külliyesi

Bugün yalnızca izleri kalan bu külliye tarihi kesin olarak bilinmeyen bir zamanda, Bekir Bey adında bir Memlük Besni’ye gelerek cami, medrese, ve hamamdan oluşan bir külliye yaptırır. Bunları yaşatmak için bir de vakıf kurar. Bugün bu külliyeden kalan, bir yıkık minare ve bir de hamam bulunmaktadır.

Türbeler

Ebû Zer Gaffarî Türbesi

Adıyaman’ın 5 km doğusunda ziyaret köyündedir. Kapısındaki yazıt hicri 1136 tarihlidir. Türbe Bağdat seferi dönüşünde IV. Murat’ın emriyle yaptırılmıştır.

Mahmut Ensarî Türbesi

Adıyaman’ın 7 km doğusunda Ali dağı üzerindedir. Türbe duvarında hicri 1126 tarihli bir onarım kitabesi bulunmaktadır.

Şeyh Abdurrahman Erzincani Türbesi

Adıyaman’ın 7 km kuzeyinde İndere köyündedir. Türbenin içinde aslen Erzincanlı olup sonra Adıyaman’a yerleşen Şeyh Abdurrahman Erzincani ile eşi ve kızının sandukası bulunmaktadır.

Zeynel Abidin Türbesi

Adıyaman’ın 15 km doğusunda bulunan türbenin Hz. Ali’nin torunu Zeynel Abidin’e ait olduğu sanılmaktadır.

Hacı Yusuf Türbesi

Türbe, Kâhta ilçesi Sarıdana köyünde olup, 1260 tarihinde vefat etmiştir.

Sahabe Safvan Bin Muattal

Samsat ilçesinin 8 km kuzeyinde Taşkuyu köyü yakınındadır. Kayıtlarda Yermük savaşına katıldığı, Samsat’a kadar geldiği ve şehit düştüğü; Safvan Bin Muattal’ın sahabe olduğu da belirtilmektedir.

Nemrut Dağı Ören Yeri

Nemrut Dağı ören yeri, İl Merkezine 87 km. Arsameia Antik yolu üzerinden 77 km. Kâhta ilçesine 43 km uzaklıktadır. Dünya harikası olan bu tümülüs, Doğu Toros sıradağları üzerinde 2206 metre yükseklikte, Fırat Nehri geçitlerine ve ovaya hakim bir tepe üzerindedir.

Kommagene Kralı I. Antiochos için yapılan anıt mezar üzerinde kırma ve çakıl taşları yığılarak bir tümülüs oluşturulmuş ve tümülüsün etrafındaki teraslar üzerine ateş sunağı ve Greko-Pers üslubunda dev heykel ve kabartma steller yapılmıştır.

Doğu Terası

Yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki tahtlar üzerinde sıralar halinde oturmuş dev tanrı heykelleri mevcuttur. Heykellerin yüzleri güneşe doğru bakmaktadır. Bu terasta sırasıyla Kommagene Krallığının gökyüzü hakimiyetini temsil eden koruyucu kartal, krallığın yeryüzü hakimiyetini temsil eden koruyucu aslan, Kommagene Kralı I. Antiochos, Kommagene (Tyche), Zeus, Apollon ve Herakles heykelleri yer alır. Tahtların arkasında 237 satırdan oluşan Kral Antiochos’un dini ve sosyal içerikli vasiyeti (Nomos) bulunmaktadır.Terasın kuzey ve güneyinde Kommagene Kraliyet ailesi bireylerinin kabartma stelleri bulunmaktadır. Yine bu terasta heykellerin önünde ateş sunağı (Altar) ve onun yanında oturur biçimde bir aslan heykeli bulunmaktadır. Nemrut’ta güneşin doğuşu bu terastan izlenmektedir.

Batı Terası

Doğu Teras’da olduğu gibi tahtlarında oturan dev tanrı heykelleri ile birlikte Kommagene Kralı I. Antiochos’un heykeli ve tanrılarla tokalaşma kabartmaları yer alır. Ayrıca burada astroloji ile ilgili bir aslan horoskop kabartması da bulunmaktadır. Aslan kabartması üzerinde yer alan ay ve yıldızlardan Milattan önce 7 Temmuz 62 tarihi okunmaktadır. Bu tarih Kral I. Antiochos’un tahta çıkış tarihidir. Nemrut’ta güneşin batımı bu terastan izlenmektedir.

Kuzey Terası

Kuzey Terası, batı ve doğu teraslarını birbirine bağlayan 180 m. uzunluğunda bir tören yoludur. Terasta tamamlanmamış stel ve kaideler bulunmaktadır.

Arsameia Örenyeri (Nymphaıos Arsameiası)

Kommagene Krallığının yazlık yönetim merkezi olan Arsameia, Kahta ilçesine bağlı Kocahisar köyü ile Damlacık köyü arasında, Kahta Çayı’nın (Nymphaios) doğusunda yer alır. Güneydeki tören yolu üzerinde bulunan çok sayıda kabartma heykel ve steller yanında Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe Kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin bulunduğu yerde 150 basamakla aşağı inen kutsal amaçla kullanılan dehliz ve üst kısımda ise saray kalıntıları bulunmaktadır.

Nemrut Dağına Nasıl Gidilir ?

Nemrut dağına çıkış için en uygun sezon Nisan- Ekim aylarıdır. Nemrut dağında günesin doğuşu ve batışı dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar görkemlidir. Güneşin doğuşu ve batışı, izleyenler üzerinde derin etkiler bırakmaktadır.

Nemruta ulaşım Karadut köyüne kadar asfalt, daha sonraki kısım ise kilitli parke taşı kaplıdır. Yapılan geziler genellikle tur şeklindedir. Turlar özel araçlarla yapılabileceği gibi Adıyaman ve Kâhta’dan kiralanacak vasıtalarla da yapılabilir.

Arabaları tırmanışa uygun olanlar, kendi araçlarıyla da çıkabilirler.

Alternatif Yollar

Adıyaman-Nemrut Dağı (Arsameia’dan Antik yol ile) 77 km

Adıyaman-Nemrut Dağı Direkt 86 km

Adıyaman Havaalanından Nemrut Dağına Direkt 66 km

Adıyaman-Kâhta 34 km

Adıyaman-Cendere Köprüsü 54 km

Adıyaman-Yenikale 59 km

Adıyaman-Arsameia(Cendere Köprüsü Güzergahı) 61 km

El Sanatları

Geçmişte, halkın kendi ihtiyaçlarını karşılaması nedeni ile yaygın olan el sanatları, günümüzde gelişen teknoloji karşısında varlığını koruyamayarak eski yaygınlığını yitirmiştir, bazıları terk edilmiş bazıları da gittikçe azalır duruma gelmiştir.

Halı, kilim, savan dokumacılığı, dikiş – nakış, oya işi, sepetçilik, semercilik, yemenecilik gibi el sanatları rastlanan el sanatlarıdır.

Daha çok köylerde ve kırsal kesimde kişisel ihtiyaçları karşılamak amacıyla dokunan halı ve kilimler kök boyalarla boyanmış olan iplikle dokunur.

Yöreye ait Pişinik Halıları, halı yastıkları, kendine özgü renk ve motifleriyle oldukça ünlüdür.

Efsaneler

Adıyaman mahalli kültürü halk edebiyatı anlatıları açısından oldukça zengindir. Özellikle Adıyaman adının nereden geldiğine ilişkin efsaneler anlatılmaktadır. Buna ilişkin anlatılan en önemli efsane, YEDİYAMAN Efsanesidir.

Yediyaman Efsanesi
Çok eskilerde bu kentte oturan ve putlara tapan bir babayla yedi oğlu vardır. Bu yedi kardeş, putlara tapan babalarının dini inancını benimsemediklerinden, babalarının ava çıktığı bir gün putları kırarlar.
Baba, av dönüşü putların oğulları tarafından kırıldığını görünce onları birer birer öldürür,
Halk, yiğitlikleri ve mertlikleri nedeniyle, kahraman gözüyle baktığı bu kardeşlere, YEDİYAMAN adını vermiştir.
Sonradan bütün bölgeye yayılan. YEDİYAMAN adı, zamanla değişerek Adıyaman şeklini alır.
Bugün şehrin güneyinde YEDIKARDEŞ diye bilinen ve yedi mezarın bulunduğu yer, halk arasında halen kutsal sayılmakta ve adaklar adanıp, mum yakılmaktadır.

Hısn-İ-Mansur Kale Efsanesi
Efsaneye göre, Adıyaman kalesinin orta yerinde mil üzerinde dönen bir köşk varmış. Köşkte savaşı seyreden Arap kumandanının kızı, kaleyi kuşatan Türk kumandanını görür ve ona aşık olur. Kız Türk kumandanına haber göndererek kendisini almayı kabul ettiği takdirde kale anahtarını vereceğini söyler.
Bir gece gizlice Türklerin tarafına kaçan arap kızını, Türk kumandanı kabul eder ve kendisiyle görüşür. Bu sırada kız, elbiselerinin içinde bir şeyin kendisini rahatsız ettiğini söyler.
Elbiseleri çıkarıldığında kuru bir yaprağın vücudunu tahriş ettiği görülür. Bu duruma çok sinirlenen Türk Kumandanı "Baban seni kuru bir yapraktan dahi sakınır yetiştirdiği halde kendisine ihanet ettin. Kim bilir bana ne türlü ihanetler yaparsın", diyerek kızı öldürtür. Kale ve şehri yaptığı hücumlarla ele geçirir.

Samsat Kalesi Efsanesi
Kommagene ülkesinin başkenti (Samosata) Samsat'ta oturan bir kral vardır. Kralın güzel kızına her ülkeden talipliler gelir, hepsi de geniş topraklar, sonsuz paralar sunar kızın babasına. Kızıyla evlenmelerine izin versin diye . Kral içme suyu problemi bulunan şehre suyu kim önce getirirse kızı ona vereceğini söyler.
Yarışmacılar birbirleriyle çekişerek geceli gündüzlü kızı düşünerek çalışırlar. Bir gün şehir halkı, yakınlarına kadar uzanan ve her gün ilerleyen dev su kanalları görür. Arkasından şehre hayat veren sular akmaya başlar. Arsameia'nın genç prensi bugüne kadar kalan su kanallarıyla şehre suları akıtır. Genç prensesle evlenerek çalışmalarının karşılığını SAMOSATA'dan alır.

Cendere Köprüsü Efsanesi
Romalılar devrinde SEPTİMUS SEVERUS zamanında yaptırılan ve 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kalıta çayı üzerindeki (Cendere Köprüsünün de halk arasında bir öyküsü vardır.
Septimus Severus köprünün her ucunda iki adet olmak üzere dört sütun diktirir. Bu sütunlar kendisini, eşi JULİA DOMNA,yı oğulları CARACALLA ve GETA'yı temsil eder. Ancak savaş sırasında Geta öldürülünce sütunlardan.birini yıktırır. Böylece köprünün bir tarafında iki, diğer tarafında bir sütun kalır. Bu nedenle köprüde halen üç sütun bulunmaktadı

Halk Oyunları

Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir. Dünya Halk Dansları alanında dünya brinciliği almış olan halk oyunları çok zengin ve özgün figürlere sahiptir. 

Oyun Çeşitleri

Sal Oyunu: Fırat Nehrinde salla geçen düğün alayını konu alır.
Düz Oyun : Fırat kenarındaki köyün birinde yaşayan adamın kızına aşık olan, fakat kızı alamayan ve sevdasından hastalanan bir gencin serüvenini konu alır.
Oyuna Davet: Düğünlerde gençlerin birbirlerini oyuna davet etmelerini konu alır.
Hasat Oyunu : Ailece ekin biçen ve hasattan sonra yakınlarını ziyaret eden ve şölen düzenleyen çiftçi ailesini konu alır.
Kımıl Oyunu: Kımıl (Süne) haşerenin ekinlere zarar vermesi sonucu meydana gelen kıtlığı ve halkın kımılla mücadelesini konu alır.
Göçer Oyunu: Hayvancılıkla uğraşan köylülerin yaz aylarında yaylalara göç etmelerini ve burada başlarından geçenleri konu alır.
Helle Can : Helle adlı bir bey kızı ile rüyasında gördüğü ve daha sonra var olduğunu öğrendiği Can adlı gencin evlenerek mutlu olmalarını konu alır.
Ağırlama: Düğünlerde yaşlı, ve hatırı sayılır kimselerin ağır ve gösterişli bir tempo ile oynadıkları oyunu konu alır.
Hallaç Oyunu: Pamuk atmaya gittiği evin kızına aşık olan bir hallacın serüvenini anlatır.
Türkan Oyunu: Sevdiği gencin dışında birine verilen Türkan adlı bir kızın yolda müsaade alarak iki rekat namaz kılıp o esnada ölmesi olayını konu alır.
Dıng Oyunu : Güzel ve güçlü bir kızın dıng dıng şeklinde ses çıkararak bulgur dövmesi sırasında aşık olan gencin hikayesini konu alır.
Barış Oyunu: Birbirilerine düşman aile ya da aşiretlerin barışmalarını konu alır.
Kaynana Oyunu: Düğünde kaynananın gelinin önünde eline Çömçe (Kepçe) ve ayna alarak oynamasını konu alır. 

Oyuncu Giysileri

Kadın Oyuncu Giysileri
Ayakkabı : Yemeni ve çarıktır.yemeninin arkası düzdür. Ön tarafı açık ve avaredir. Yemininin rengi ise kırmızıdır.
Çorap : Yünden olup (ele örülmüş) ince ve desenlidir.
Şalvar : Boydan olup paçalarının uçlarına lastik geçirilen, kumaşı kırmızı saten veya kutindir
İç Gömlek : Pazenden olup boydandır, kolları yarımdır.
Zıbın : Kumaşı kutinden olup halep malıdır, boydan üç etektir, astarı kırmızı veya mavi küçük desenli çiçeklidir. Kollar uzun, kol ağzı tek yırtmaçlıdır. Ön iki eteğin uçlarına basmadan ipler dikilir, arkadan üstüste gelecek şekilde çarpaz edilerek önden bağlanır, kuşak erkekte olduğu gibidir, zıbın üstüne bağlanır.
Taç : Kadın oyuncular için başlarının üzerine yuvarlak gümüşten yapılan yanları zincirli gümüş panezlftir.
Keten : Yazma iki kat edilip başa konulur ve uçları arkadan ilmik yapılır.
Adıyaman yöresinde iki çeşit baş bağlama vardır.
Ovadaki baş bağlama, kırsal kesimde yaşayanların baş bağlamaları, başa takılan kep buğday sapından örülür, etrafı kahverengi pazenle çevrilir, üstüne gümüşten taç takılır. Tacın zincirine altın veya gümüş gazi (Altın) takılır, kullabın alt kısmına pendik denilen bir kumaş dikilir. Kepin üstüne ise beyaz keten veya satenden saçaklı hiddik takılır. Ketenin altına puşu bağlanır, puşu tamamen sırmadandır, kahverengi ve sırmalıdır, bu bağlantı şekline üsten bağlama adı verilir.


Erkek Oyuncu Giysileri
Çorap: Yün iplikle örülür, iki çeşittir. Çorapların elle örülmesi daha makbuldür, kaba olan coliki, ince örülen ise desenlidir. renkleri beyazdır. Çorabın lastik yünden iplik örülür bunlara bağlanır;
Ayakkabı ( Çarık ) : Hayvan derisinden yapılır, deri ipliği ile dikilir, etrafına delikler yayılarak deri iplikleri ile kundura bağı gibi bağlantı yapılır.
Ayakkabı ( Yemeni ) : Kösele veya deriden yapılır arka kısmı üç santim kadar uzundur. (Paçiklidir) topuk kısmı çok alçaktır, yemeni genellikle siyah deriden yapılır.
Şalvar: Gabardin kumaşdan yapılır bel bağlantı yeri satendendir, alt peyik kısmı normal uzunluktadır, paçaları dardır. Dağ köylerinde keçi kılından yapılan şalvarlar da giyilmektedir.
Kuşak: Yünlü dokumadır ve desenlidir, bir buçuk metre boyunda olup kuşağın iki ucuna satenden parça dikilir, bele bağlandıktan sonra görülmeyecek şekilde iç kısma alınır.
Gömlek: Kumaşı kutniden olup, sığmalıda olabilir, gömlekler beyaz sarı olup çizgilidir, hakim yakalı kolları uzun ve kırmızıdır. Meydane kumaşından da yapılabilir.
Kırk Düğme Yelek: Kumaşı gabardin olup kahverengidir, ön tarafı satenden kaplı kırk adet düğme olup, ön cephesi işlemelidir, kollar gene kahverengi satenden olup, yarım kolludur.
Fes:  Yünden yapılır, desenli olarak örülür, genç kızların çeyiz olarak hazırladıkları bu çeyizlik düğün evine getirilir. Düğüne gelen davetlilere düğün bittikten sonra terlik, yünden örülmüş keten hediye olarak verilir. 
        

 

Müzik

Adıyaman, bir çok medeniyete ev sahipliği yapması nedeniyle çok zengin ve geçmişi çok eskilere dayanan müzik birikimine sahiptir. Arkeolojik kazı çalışmalarında eski medeniyetlere ait birçok müzik aletine rastlanmıştır. Çeşitli vurmalı ve üflemeli çalgılar buna örnek verilebilir. Bu bulgular il müzesinde sergilenmektedir. 

Adıyaman'la Özdeşleşmiş Müzikler


Harfane :
Yöre halkı arasında geçmişten günümüze kadar süregelen müzikli toplantılara “Harfane” denilmektedir. Harfane, müzikli toplantı işlevine sahiptir. Osmanlı döneminde kurulmuş olan “Ahilik” teşkilatının üyeleri olan esnafların, hafta sonlarında toplanarak yorgunluk ve stres atmak amacıyla düzenlemiş oldukları toplantılar zamanla halk arasında da yaygınlaşmıştır. Bu toplantılarda günün konuları ile ilgili sohbetler yapılmakta, şarkı, türkü, mani ve gazeller söylenmekte ve çeşitli oyunlar oynanmaktadır. Bunlarla birlikte çeşitli yiyecek ve içecekler de ikram edilmektedir. Adıyaman’da geçmişte icra edilen tekke ve tasavvuf müziği günümüzde de görülmektedir. Tekkelerde okunan bu ilahi ve gazellerin eşlik çalgısı çoğunlukla bend (Helile), def ve kudüm olmuştur.Yörede kullanılan sazlar; cünbüş, tanbur, keman, ud, kanun, kaval,  ney, bağlama, def ile halay ezgilerinin baş sazları olan davul ve zurnadır.

 

Yaşam Biçimi

Adıyaman ili değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir çok kültürün yoğrulup özleştiği; sözü, giyimi, kuşamı, oyunu, düğünü, ve hayatın çeşitli dönemleriyle (doğum, evlenme, ölüm) ilgili adet ve inançları, misafirperverliği insan sevgisi hayat felsefesi , dünya görüşü, halısı, kilimi, cicimi, heybesi ile yaşayan zengin bir  halk kültürüne sahiptir.

Folklor açısından bilimsel alan araştırmalarına konu olabilecek birikime sahip, çoğu yerde rastlanmayacak kadar özgün ve zengin kültürel değerler hazinesi olan Adıyaman ili günümüze kadar detaylı ve yeterli bir çalışmaya konu olmamıştır. Ancak bilimsel araştırmalar için bir ön çalışma başlatılmış bulunmaktadır.

Türk ve yabancı bilim adamlarının yapmış olduğu arkeolojik kazılar neticesinde elde edilen bilgiler doğrultusunda M. Ö.ki dönemlerde bile insanların yaşadığı zengin medeniyetlerin varlığını kanıtlayan Perre Antik Kentindeki (Pirin Mağaraları) ve günümüze kadar tahrip olmadan gelebilen tarihi eserleri ile insanlık tarihi ve kültürü açısından açık hava müzesi konumundadır. Folklorun bugüne gelişinde bu yapının şüphesiz etkisi vardır.

Teknolojinin ilerlemesi ve iletişim araçlarının gelişip yaygınlaşması ile kültürlerin daha hızlı kaynaşması ve değişmesi arasında sıkı bir bağ vardır. Bu kaynaşma ve değişim sürecini, Adıyaman İlinin folklorik bir çok unsurlarında da görmek mümkündür. Bu değişime giyim-kuşam, örf, adet, gelenek ve göreneklerin yanı sıra değer yargılarında da rastlanılmakdır.

 

Giyim - Kuşam

Adıyaman’da giyim kuşam şehir merkezinde ve ilçe merkezlerinde geleneksel biçimini yitirmekle beraber, kırsal kesimde geleneği koruyan kıyafetlere rastlamak mümkündür. Kadın ve erkek giyiminde Adıyaman yöresi özelliklerini en iyi yansıtan, asırlar boyu süre gelmiş, günümüzde ise yok olmaya yüz tutmuş yöresel kıyafetler bugün sadece kırsal yöredeki halk tarafından tüm özelliklerini muhafaza eder şekilde kullanılmaktadır.

Şehir merkezinde ise kadın ve erkek kıyafetlerinin geleneksellikten uzaklaşarak modernleştiği görülmektedir. Adıyaman ilinde gerek erkek gerekse kadın kıyafetlerinde, özellikle son yıllarda, şehir merkezinde geleneksel giyimin tamamıyla terk edildiği, ancak kırsal kesimde il kültürnün özünü yansıtacak önem ve değere sahip kıyafetleri, büyük bir zevkle giyildiği görülmektedir.

Kadın Kıyafeti

Kadın kıyafetinde baş süslemesi oldukça ayrıntılıdır. Terlik adı verilen özel bir başlığın etrafına puşu diye bilinen bir bez sarılır. Puşunun üzerine gümüş işlemeli ve kenarlarından gümüş paralar sarkan bir taç geçirilir. Gümüş paraların yerine mali duruma bağlı olarak altın liralar da takılabilir. Baş süslemesinin üzerine dört metre eninde bir keten örtülür ve bu ketenin iki ucu çene altından geçirildikten sonra başın arkasında bağlanır. Genç kızlar baş süslemesini aynı biçimde bağlarlar ama keten örtmezler. Eskiden kadın takıları arasında tercih edilen altın ya da gümüş kemerleri, “Çelen” adı verilen ve başın iki yanından sarılıp arkada bağlanan altın başlığı ve 15 ila 20 adet misket şeklinde altın  “hab” adıyla bilinen gerdanlıklar ve başka yörelerde “gıramuse veya gıramusa” da denilen “kıramus”  altın liralardan oluşturulan bir başka boyun takısı takılırdı. Günümüzde ise fanteziye yönelik altın çeşitleri kullanılmaktadır.

Erkek Kıyafeti

Kadın kıyafetindeki değişiklik sürecini erkek kıyafetlerinde de görmek mümkündür. Son yıllardaki hızlı değişen giysi kültüründe kalıcı etkiler bırakmıştır.
Kırsal kesimlerde yöresel kıyafetlerin örneklerine rastlamak mümkündür. Dağ köylerinde kıl kumaştan yapılmış şalvar, aba denilen ceket ve yakasız gömlek giyildi. Aba yakalı ve yakasız şekilleri olan bir çeşit gömlektir. Ayağa çorap ve yemeni giyilir.

Şalvar ve yakalı veya yakasız gömlekle bütünleşen kıyafetin üzerine “fillik kuşak” denilen ipek, püskül, beyaz renkte bir kuşak sarılmaktadır. Ayağa ise el örgüsü çorap ve üzerine yemeni giyilir. Erkek kıyafetlerinde kıl kumaştan yapılan şalvarlar ve abalar günümüzde varlığını yitirmeye başlamıştır.

Adıyaman Mutfağı

Adıyaman mutfağı, yemek çeşitleri bakımından çevre illerle benzerlik göstermekle beraber; gerek yemeklerin adı ve gerekse de yapılış şekli ve tadı bakımından kendine has zengin bir yapıya sahiptir. Yemeklerin temelini et, buğday ürünleri, bakliyat ve sebze oluşturur. Tat verici olarak bütün yemeklerde soğan, sarımsak, salça, pul biber, maydanoz, kuru nane ve diğer baharatlar kullanılmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi mutfak kültürü özellikleri taşıyan Adıyaman mutfağında yemeklerin yanında değişik salatalar da yenir. Adıyaman yemeklerinin kendine özgü damak tadı vardır. Lezzete önem verilir.


Adıyaman Yemeklerinin Başlıcaları :


Çorbalar

• Meyir Çorbası
• Alaca Çorbası
• Malhute Çorbası
• Tarhana Çorbası
• Mercimek Çorbası
• Yoğurtlu Çorba
• Un Çorbası
• Dövme Çorbası
• Pıtpıtı Çorbası

Sebze Yemekleri

• Adıyaman Tavası
. Besni Tavası
 • Parmak Kebap
• Dolma-Sarma
• Yeşil Fasulye Sulusu
• Dövmeç

Pilavlar

• Karıştırmalı Pilav
• Kavurmalı Pilav
• Mercimekli Pilav (Bütün mercimekle yapılmaktadır.)
• Şahreli (Şehriyeli) Pilav
• Tavuklu Pilav
• Meyhane Pilavı
• Domatesli Pilav
• Ciğerli Pilav
. İç Pilavı

Köfteler

• Kavurmalı Sıcak Köfte
• Kel Köfte
• Yarpızlı (Yarpuzlu) Köfte
• Ekşili Köfte
. Çiğ Köfte (Etsiz)
. Mercimekli Köfte
. Soğuk Köfte


Pideler

• Kavurmalı Hıtap
• Ot Hitabı ( Körnıen, Nanecük, Hardal v.s)
• Peynirli Ekmek
• Tava Kılloru
• Semsek
• Besmet (Peksimet)
• Bazlama
• Taplama
• Katmer 

   Mancalar (Salatalar)
• Yarpız (Yarpuz) Mancası)
• Pirpirim Salatası
• Patates Salatası

Cacıklar

• Pirpirim Cacığı
• Kabak Cacığı
• Marul Cacığı
• Yarpız (Yarpuz ) Cacığı

Tatlılar

• Tene (Tane) Helvası
• Top Helvası
• Nişe Bulamacı
• Şilik ( Şilki )
• Heside
• Aşure
• Kesme
• Peynirli İrmik Helvası
• Kaşık Tatlısı
• Burma Tatlısı

 

Adıyaman İli; tarihi, kültürel ve turistik değerleriyle, zengin florası ve faunasıyla en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bunun için, İlin 8 km. Kuzeyinde bulunan “Palanlı Kaya Altı Sığınağı”na ilkel insanlarca 40.000 yıl önce kazı tekniği ile stilize edilmiş dağ keçisi figürüne bakmak yeterlidir.

 

Doğal güzellikleriyle Çelikhan havzasındaki “Yüzen Adalar’ı, Gölbaşı’ndaki “Gölbaşı, İnekli ve Azaplı Gölleri”nin kıyısında yaşayan kuşların oluşturduğu “Kuş Cenneti”ni, hastalara şifa dağıtan Çelikhan, Besni ve Kotur İçmecelerindeki mucizeyi görmek gerekir.

 

Yeryüzünde insanlığa yön vermiş Peygamberlerden Hz. Üzeyir Peygamber ile ülkemizde bulunan iki önemli sahabeden biri olan Hz. Safvan Bin Muattal ve birçok veli ve ermişe ait türbeler; Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma camiler, St. Petrus ve St. Pavlus Kilisesi gibi mabetler İlin farklı inanç ve kültürlere saygıda vardığı noktanın açık bir göstergesidir.

 

Hititler döneminden kalma “Malpınar Hiyeroglif Yazıtı”, bugün halen kurnalarından su akan, Romalılar döneminden kalma Antik Perre Şehri’ndeki “Roma Çeşmesi”, Kommagene Krallığı döneminden kalma tek kemerli “Cendere Köprüsü”, İslami dönem harikası olan “Altınlı Köprü”, erken dönem Hıristiyanlarının yerleşkesi olan “Zey Mağaraları, Gümüşkaya Mağaraları,  Turuş Kaya Mezarları, Haydaran Kaya Mezarları, Hısn-ı Mansur Kalesi, Yeni Kale, Gerger ve Besni Kaleleri, Derik Kutsal Alanı, Sofraz’daki Kül Şehri Harabeleri, aynı yerleşim yerindeki Sofraz Tümülüs Mezarları, Eski Besni Harabeleri, Besni Sesönk Tümülüsü’ndeki Sütunlar, her katmanı ayrı bir uygarlığın izlerini taşıyan höyükleri ve bu höyüklerde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen, Paleolitik dönemden günümüze kadar yaşamış her çağa ait  30.413 eserden oluşan zengin bir koleksiyona sahip müzesiyle Adıyaman, kuşkusuz ki çok büyük kültür, inanç ve sağlık turizmi potansiyeline sahip bir İl'dir.

 

Ayrıca; İlde dokunan, kendine has desen ve motifleriyle tanınan “Pişinik ve Alikan” halıları ile değişik el sanatları ürünlerinin teşhir edildiği, halen orijinal yapısını koruyan “Oturakçı Pazarı” da şehirde gezilmesi gereken nadide yerlerden biridir.

 

Şüphesiz ki sahip olunan bu değerlerden; güneşin en güzel renklerle doğup, sonra kristal bir prizmadan süzülür gibi ışık huzmesine dönüşerek yedi rengiyle emzirdiği, ismini bereket tanrıçası Kommagene’den alan hem Helenistik çağın hem de tüm zamanların eşşiz sanat eserlerini barındıran “Tanrıların Göksel Tahtı” Nemrut Dağı ayrı bir öneme sahiptir.

 

Ülke, bölge ve il turizmi açısından büyük önem arz eden başta Nemrut Dağı olmak üzere Kommagene Uygarlığına ait eserlerle ilin diğer tarihi ve kültürel değerlerinin ulusal ve uluslararası boyutta tanıtılarak ülke ve il turizminin gelişmesine katkı sağlanması ve gelecekte il turizm potansiyelinin artırılması amacıyla 2206 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşunu ve batışını en güzel şekilde ve gizemli bir ortamda izlemek isteyen tüm yerli ve yabancı turistlerin ilgisinin artırılarak, ülke ve il turizminde canlılığın yaşanması, İlin en ciddi hedefleri arasında yer almaktadır.

Joomla SEF URLs by Artio