Sigara Zararları

Sigarayı bırakma yöntemleri

  • Öncelikle sigarayı birer paket birer paket alın. Yedek paket veya kartonla sigara almayı bırakın.
  • Herzaman kullandığınız markayı değilde size tadı nispeten daha kötü gelen bir markayı alın. Bu işinizi kolaylaştıracaktır.
  • Sigara içmek istediğinizde bunu biraz geciktirin. Her sigarayı bir saat geciktirmeniz günlük içtiğiniz sigara sayısını düşürecektir.
  • Sigarayı bitmeden söndürün. Hatta yarım yarım için.
  • Sigara içmek için farklı bir oda kullanın. Hatta orada olmaktan memnun olmadığınız bir yerde sigara için.
  • Sigara paketini kolay ulaşabileceğiniz bir yere veya sürekli koyduğunz cebinize koymayın. Ters taraftaki cebinize, kullanmadığınız bir çekmeceye veya uzak bir yere koyun. Böylece her bilinçdışı sigara yakmak istediğinizde, farkına varırsınız.
  • Kül tablanızı sık boşaltmayın. Hergün ne kadar sigara içtiğinizi kül tablasından görün.
  • Alternatif şeyler kullanın, sigara içmek aklınıza geldiğinde su veya meyve suyu için, birşeyler yeyin.
  • Sigarayı azaltmak bırakmak demek değildir. Bu nedenle bırakmak için kendinize bir tarih belirleyin.


Mora Terapi Tedavisinin Etkileri
 

MORA-Sigara Tedavisinin Etkisi Nasıl Olacak? MORA-Terapi sigara tedavisi, fiziksel bağımlılığın yarattığı sigara isteğini azaltır. Ancak etki bazen sigaranın tadının hatırlanmamasına ve isteğin tam olarak silinmesine ve bir yandan da sigara içme fikrinin tam olarak anlamsızlaşmasına kadar varabilir.

Etki genel olarak sigaraya karşı bir “olsa da olur, olmasa da olur” halidir. Bazı kişilerde tedavi sigara dumanına karşı bir tiksinti ve rahatsız olma hali başlatır, kimisinde ise çevrede içilen sigara dumanı rahatsız etmez.

Kişiden Kişiye Değişen Etkiler... MORA-Terapi ile ilgili kişiler birbirinden çok farklı yorumlar yapmaktadır:

• Çoğu insan sigarayı bırakma sürecinde hiç zorlanmaz, sadece gün içinde bazı hallerde bir iki saniye ya da dakika süren istek hali yaşadıklarından bahseder. Sigaranın devamlı akılda olması hali yaşanmaz.

• Çoğunluk “sinirlilik beklerken aksine bir rahatlık halinin olduğunu” söyler.

• Hemen hemen herkes “dönüp baktığımda aslında çok kolay olduğunu” söyler.

• Kimisi “sigaranın aklından çıktığından, bazen birşey yapmayı unutmuş olma hissine kapıldığından ve birden şaşkınlıkla sigarayı bırakmış olduğunu hatırladığından” bahseder.

• Kimisinde vücudun tepkisi “ilk birkaç hafta dumanlı ortamlara girememeye” kadar varırken, kimisi de “yanında içilen sigaranın farkında olmadığından, rahatsız da olmadığından ve istek de duymadığından” bahseder.

• Çoğunluk “önceki bırakmalarından hatırladıkları iştah açılmasının olmadığını” söyler.

• Kimisi ilk günlerde “küvetteki suyun renk değiştirmesine ” , “vücutta kül kokusuna” , "idrarda garip bir kokuya" "iç çamaşırlarındaki kokuya" yol açan ve nadiren ishal durumuna kadar varabilen bir toksin atılımından bahseder. (% 15 civarında kısa süreli ve hafif bir ishal yaşanmaktadır)

• Çoğunluk sigara içmeye kalktığında kötü bir his ile söndürmek gereğini hisseder. Dumanın tadı anlamsızdır, beklenen rahatlamayı vermez. Sigara içmek garip ve anlamsız bir hal almıştır. İçilmeye çalışılan sigara keyifsizlik, bitkinlik, bulantı ve bazen kusma hissi yaratır. Kişiler bunun bazen pil yalamak ya da mum yemek gibi olduğundan bahsederler.

• Kişi MORA-Terapiden ye rağmen sigarayı bırakamamış olabilir. Ancak içilen sigara eskisi gibi zevk vermemektedir. Gün içinde tüketilen sigara sayısı zorlama olmadan azalmıştır. Bu etki kişi sigara içmeye çalıştıkça azalır ve bazen birkaç gün bazen birkaç ay içinde ortadan kalkar.

Aynı kiloda kalmak mümkün... Kilo almamanızı sağlayacak ve iştah açılmasını engelleyecek şey MORA-Terapinin kendisidir. Seans sonrasında nikotin isteği azalacağı için sınırsız yeme durumu olmaz. MORA sonrasında olabilecek fazla yeme talebi sadece kişinin tatmin talebi ile ilgilidir. MORA-Terapi ile sigara bırakma seansına giren herkese önerdiğimiz bir bitkisel ilaç boşluk ve tatminsizlik hissini yaşamanızı ve buna bağlı fazla yemeyi belirgin şekilde azaltacaktır.

Sinirlilik yerine sakinlik hali... MORA-Terapi uygulaması sırasında başlayacak ve daha sonra da e devam edecek “rahatlık ve sakinlik hali” bekliyoruz. Sakinlik hali “genellikle” yaşanılan durumdur ve vücudun tedaviyi kabul ettiğini / sistemin daha rahat çalışmakta olduğunu düşündürür. Sinirlilikle değil ama “kendini mutsuz hissetme” durumuyla daha çok karşılaşabiliyoruz. Her MORA tedavisi alan kişiye önerdiğimiz bir bitkisel ilaç sigara bırakmaya bağlı endorfin hormonu azalması yani mutsuzluk halini ortadan kaldırmaktadır.

Ağır tiryakilerde daha etkili... MORA-Terapinin etkinliğin derecesi kişinin enerji meridyenlerinin çalışma şekli ile ilgilidir. Kimde nasıl bir etkinin oluşacağını önceden tahmin etmek mümkün değildir. Yine de madde bağımlılığı kişinin psikolojik durumundan bağımsızlaştıkça, başka bir deyişle fiziksel bağımlılık arttıkça kişinin hissedeceği farklılaşma da göreceli olarak artar. Fiziksel bağımlılığın yüksek olduğu ağır bağımlılıklarda daha net bir etki oluşur.

Sigaradan kurtulmayı istemek... Mora sigara tedavisi seansının etkisi kişinin psikolojik durumundan bağımsızdır. Ancak nikotin denilen uyuşturucu maddeden tam olarak kurtulabilmek yine de psikolojik yapıya bağlıdır. MORA ile nasıl bir değişim yaratırsak yaratalım kişinin bağımlılığına son verip vermemesi her zaman kendi seçimidir. Sigara tedavisinde kişinin sigarayı “kurtulmak gereken bir dert” olarak görmesi bir zorunluluktur.



Sigara İçme Nedenleri

  

Tütün ve sigaranın, güçlü bağımlılık yapma özelliği vardır. Bu özellik, nikotinle ilgilidir. Nikotin, morfin ve kokain ölçüsünde bağımlılık yapan bir maddedir.  İçerdiği nikotin nedeniyle, sigara dünyadaki en yaygın ve en kolay yakalanılabilen ilaç bağımlılığıdır.

Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçünün sigara tiryakisi olması, durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) kriterlerine göre tiryakilik tanımları şöyledir:

Günlük tiryaki: Her gün en az bir sigara içen,

Ara sıra içen tiryaki: Günde birden az sigara içen,

Eski tiryaki: Geçmişte en az 6 ay günde bir adet sigara içmiş, ancak şu anda bırakmış olan,

Hafif tiryaki: Günde 10′un altında sigara içen,

Sigara içmeyen: Hiç sigara içmemiş olan bireylerdir.

Bağımlılık tanısı: Birey en az bir aydır ve düzenli biçimde sigara kullanmakta ve buna ek olarak aşağıdaki üç özellikten biri geçerli ise bağımlı tanısı alır:

• Birey, sigarayı azaltmak ya da tümüyle bırakmak için ciddi girişimlerde bulunmuş, ancak başarısız olmuştur.

• Sigarayı bırakma çabaları yoksunluk belirtilerine yol açmıştır. Bu belirtiler;  şiddetli sigara içme isteği, irritabilite (kolay uyarılma),  anksiyete (kaygı), konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk, baş ağrısı, sersemlik, gastrointestinal bozukluklar (kabızlık), öfke, kalp atım hızı azalması, uyku bozuklukları, iştah artması ve kilo almadır.

• Kişi, ciddi fiziksel hastalığına (örneğin, solunum ya da dolaşım sistemi yetersizliği) ve artan yakınmalarına karşın sigara içmeyi sürdürmektedir.

Bağımlı tiryakiliğin belirtileri: Bağımlı sigara tiryakisi, tipik olarak, sabah uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde sigara yakar ve dumanı içine çeker. Bağımlı tiryaki, en çok günün ilk sigarasından hoşlanır ve ilk iki saat içinde daha çok sigara içer.


 Sigara İçme Nedenleri

 Tütün ve sigaranın, güçlü bağımlılık yapma özelliği vardır. Bu özellik, nikotinle ilgilidir. Nikotin, morfin ve kokain ölçüsünde bağımlılık yapan bir maddedir.  İçerdiği nikotin nedeniyle, sigara dünyadaki en yaygın ve en kolay yakalanılabilen ilaç bağımlılığıdır.

Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçünün sigara tiryakisi olması, durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) kriterlerine göre tiryakilik tanımları şöyledir:

Günlük tiryaki: Her gün en az bir sigara içen,

Ara sıra içen tiryaki: Günde birden az sigara içen,

Eski tiryaki: Geçmişte en az 6 ay günde bir adet sigara içmiş, ancak şu anda bırakmış olan,

Hafif tiryaki: Günde 10′un altında sigara içen,

Sigara içmeyen: Hiç sigara içmemiş olan bireylerdir.

Bağımlılık tanısı: Birey en az bir aydır ve düzenli biçimde sigara kullanmakta ve buna ek olarak aşağıdaki üç özellikten biri geçerli ise bağımlı tanısı alır:

• Birey, sigarayı azaltmak ya da tümüyle bırakmak için ciddi girişimlerde bulunmuş, ancak başarısız olmuştur.

• Sigarayı bırakma çabaları yoksunluk belirtilerine yol açmıştır. Bu belirtiler;  şiddetli sigara içme isteği, irritabilite (kolay uyarılma),  anksiyete (kaygı), konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk, baş ağrısı, sersemlik, gastrointestinal bozukluklar (kabızlık), öfke, kalp atım hızı azalması, uyku bozuklukları, iştah artması ve kilo almadır.

• Kişi, ciddi fiziksel hastalığına (örneğin, solunum ya da dolaşım sistemi yetersizliği) ve artan yakınmalarına karşın sigara içmeyi sürdürmektedir.

Bağımlı tiryakiliğin belirtileri: Bağımlı sigara tiryakisi, tipik olarak, sabah uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde sigara yakar ve dumanı içine çeker. Bağımlı tiryaki, en çok günün ilk sigarasından hoşlanır ve ilk iki saat içinde daha çok sigara içer.

 

Sigaranın Bütçeye Verdiği Zararlar
 

Tüm Dünyada İnsan vucudun en büyük düşmanı olan Sigara vucudun organlarına yaptığı tahribat ve kanserin yanında cilt sağlığınada zararları vardır. 

Sigaranın zararları anlatmak bitmez tabiki bir çok medya kuruluşu ve gazeteler Sigaranın zararları hakkında bir sürü yayın yapmaktadır. 

Hükümetin Sigara kutularına zararları hakkında bir çok resim konulmasına rağmen kullanımda azda olsa bir düşüş yaşanmıştır.

3.50 X 2 = 7.00 Tl Günlük sigaraya ayrılan bütçe 7.00 x 30 = 210 Tl Aylık sigaraya ayrılan bütçe 210.00 x 12 = 2350.00 Tl. yıllık bütçe ve bu alile fertleri 40 yıl boyunca sigara içtiğini varsayarsak 94000.00 Tl değerinde bi bütçeyi ömürleri boyunca sigaraya ayırmış olacaklar. Üstelik bu işin çıplak hesabı, yapmış olduğu hastalılar için sağlık harcamaları sigara elde uyurken verilen maddi hasarlar(yangın) dahil edilmemiş halidir.

Burunda koku alma duyusu azdır.

Sinüzit, Larenjit, farenjit ve ortakulak iltihap gibi üst solunum yolu hastalıklarına neden olur. 

Damar sert iğini hızlandırır beyin ve kalpte damar tıkanıklarına sebep olur.Kalp krizi tansiyon yükselmesi görülebilir. 

Erkeklerde iktidarsızlığa sebep olur ayrıca mesane kanserinin başlıca sebeplerindendir. 

Akciğerlerde çeşitli hasarlara, atım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. 

Gastrit Ülser Reflü gibi hastalıkların başlıca sebepleri arasında yer alır. Mide ve yemek borusu kanserlerine yol açar. 

Gebelikte tüketilen tütün ve tütün ürünleri düşük , ölü doğum, erken doğum ve bebekte gelişim geriliğine neden olur. 

Erken menopoz ve rahim kanserlerinin sebeplerindendir. 

Kemik erimesine neden olur. 

Ağız kokusu yapar diş ve diş eti hastalıklarına neden olur. 

Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü ve erken bunama görülür. 

Dilde tat alma duyusunda bozulmalar olur. 

Göz merceğinin saydamlığının yitirilmesine yani Katarakta neden olur. 

Cildin yapısının bozulmasına leke ve kırışıklarla birlikte selülite neden olur. 

Parmaklarda sararmaya ve tırnak zayıflığına neden olur. 

Burger hastalığına sebep olur. Bu hastalık el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklara sebep olur ve uzuvların kesilmesi gerekir. 

Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali stres gerilim ve performansta düşme, reflekslerde azalma görülür.

Pankreas kanseri riski artar. 

Hastalık yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer. 

Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir. 

Farkında olmadan bütçenize yük olur, çevre kirliliğine neden olur. ÖRN: Bir ailede 2 kişinin sigara içtiğini düşünün. Bir paket en ucuz sigara =3.50 Tl. 

Çocuğunuzun sigaraya başlama oranını yükseltirsin

 

Sigaranın Doğurganlık ve Gebelik Üstünde Etkileri
 
Üreme çağındaki kadınlarda sigara kullanım sıklığı yaklaşık %30’dur. Gebelikte sigara kullanım oranları %15-30 arasında bildirilmektedir.

Sigara kullanımı hipofiz-hipatalamo hormon sistemini baskılar, prolaktin ve tiroksin salgılanmasını baskılar LH hormon üretimini engeller, buna bağlı olarak adet döngüsünde düzensizlikler meydana gelir. Böbreküstü bezlerini işlevlerini bozar. Sigara dumanında bulunan kotinin, kadmiyum ve benzopiren gibi maddeler insan hücrelerini etkiler. Yumurtanın yapısını bozarlar. Erkek üreme hücreleri kadınlarınkine oranla dış etkenlerden çok daha fazla etkilenir. Sigara kullanan erkeklerin spermlerinde büyük ölçüde azalma görülür. Azalma ile birlikte spermlerin hareketliliğinde de düşüş görülür. Böylece kısırlık oluşabilir.

Sigara kullanımı anne kayıplarının en önemli nedenlerinden olan dış gebelik ve düşük oluşumunu 2 kat arttırır. Erken doğum riski, kullanılan sigara miktarı ile birlikte artar. Bebekte görülen yarık damak – dudak sorununun en önemli etkenidir. Sigara kullanan annelerin bebeklerinde kalp rahatsızlıkları çok daha sık görülmektedir.

Gebeliği süresince sigara içmeye devam eden kadınların bebeklerinde beyin faaliyetlerinde azalma, hafıza sorunları, sigarayı hamileliklerinden kısa süre önce bırakanların çocuklarında ise sözel ifade yeteneğinde problemler bildirilmektedir.  

Sigaranın Dolaşım Sistemine Etkisi
 

Sigara, ateroskleroz için primer risk faktörü oluşturmaktadır. Koroner kalp hastalıklarının önemli sebeplerinden birinin, ateroskleroz olduğu bilinmektedir. Sigaranın ateroskleroz ve aterosklerotik kalp hastalığına etkisi nikotine bağlanmıştır. Ayrıca nikotin, sürrenallere etki ederek adrenalin salgısını artırır. Bunun sonucu kalp hızı ve kan basıncı geçici olarak hafif yükselir. Buna bağlı olarak kalp debisi ve atım hacmi artar. Öte yandan nikotinin serumdaki serbest yağ asitlerini artırdığı bilinmektedir. Artan serbest yağ asitleri, damar duvarındaki metabolik faaliyeti etkilemekte ve aritmilere yol açmaktadır.

Ayrıca nikotin, trombositlerin agregasyon ve yapışkanlığını da artırarak tromboz oluşumunu teşvik eder. Son yıllarda sigaranın ateroskleroz üzerine kötü etkisinin nikotin yanında karbonmonoksite bağlı olduğu üzerinde durulmuştur. Karbonmonoksit hücre içinde mitokondrilerin fonksiyonunu ozar. Sonuçta, daha çok yağ asidi oluşur, ATP sentezi bozulur. Miyokardda repolarizasyon anomalileri görülür. igara bir taraftan serum lipitleri üzerine, diğer taraftan damar endoteli ve trombositler üzerine etki ederek, aterosklerozun sürecini hızlandırmaktadır. Aynı zamanda anoksi ve iletim bozukluklarına yol açmakta ve kalp hastalıklarının oluşmasında etkili olmaktadır. Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre iki kat fazla oranda miyokard enfarktüs geçirme veya koroner kalp hastalığından ölüm riskine sahiptirler. Kalp hastalıklarından ani ölümlerde görülen farklı risk, genç yaşlarda çok daha yüksektir. Sigara içmenin yarattığı koroner kalp hastalığındaki büyük risk, aynı hastalığa neden olan yüksek kan basıncı veya yüksek kolesterolün yarattığı riskle eşit orandadır. Sigara içme alışkanlığı ile birlikte diğer risk faktörlerinin de varlığı, sigara kullanmayan sağlıklı kişilere göre risk faktörünü değişik oranlarda arttırmaktadır. Hipertansiyon ve sigara ilişkisinde kardiyovasküler morbidite ve mortaliteye atfedilen risk (%), Framingham Çalışması ile saptanmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, sigara ve hipertansiyon, kardiyovasküler mortaliteye erkeklerde %20, kadınlarda daha az olmak üzere %13 risk luşturmaktadır. Sigara içen bir kişide, eğer ikinci bir risk faktörü mevcutsa, bu durum hastalık riskini sadece tek risk faktörü mevcut olan kişiye göre binde 49 daha fazla artırmaktadır. Eğer üç risk faktörü bir arada ise, o zaman risk, binde 86’dan fazla olmaktadır. Üç faktör (sigara içme alışkanlığı, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol) bir arada oldukları zaman, birbirlerini sinerjistik biçimde etkileyerek hastalığın oluşumunu hızlandırmaktadır. Sigara kullanımına bağlı koroner kalp hastalığı riski, 30’dan sonraki her yaş için mevcuttur. Fakat sigara içimi, genç yaşlardaki koroner ölümlerinde, ileri yaşlardaki ölümlere göre çok daha fazla rol oynamaktadır. Bu risk sigaranın bırakılması ile birdenbire azalır. Günde yaklaşık bir paket sigaradan az içmiş kişilerdeki risk, sigarayı bıraktıktan sonra, hiç sigara içmemiş kişilerle aynı seviyeye düşer. Ancak günde bir paketten fazla sigara içenlerde, sigara bırakıldıktan 5 yıl sonra az da olsa koroner kalp hastalığı olasılığı vardır.  

 

Sigaranın Beyine Zararları
 
Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Çokluk, sigaranın beyin damarlarının elastik yapısını bozarak baloncuk gelişimi riskini artırdığını bildirdi.

Doç. Dr. Çokluk, yaptığı açıklamada, sigaranın zararlarına dikkat çekerek tüm organlara zarar veren sigaranın beynin elastik yapısını bozduğunu söyledi.Sigaranın vücuttaki tüm bölgelerdeki elastik liflerin elastikliğini bozduğunu ve yapımını azalttığını kaydeden Çokluk, bunun sonucunda beyin damarlarının elastik özelliklerini kaybettiğini belirtti.


''Beyin damarlarındaki elastik yapının kaybedilmesi sonucu damar içindeki kan basıncının da etkisiyle özellikle damarların çatallanma yerlerinde baloncuklar gelişmektedir'' diyen Doç. Dr. Çokluk, sigara tiryakiliği yüksek tansiyon hastalığı ile birleştiğinde baloncuk riskinin daha da arttığını vurguladı. Beyin damarı hastalıklarının en tehlikesinin baloncuk olarak bilinen ''anevrizma'' olduğunu bildiren Çokluk, beyinde oluşan baloncuğun basınç halinde patlayarak beyin kanamasına yol açtığına işaret etti. Sigara içen insanlarda içmeyenlere göre baloncuk oluşumunun daha fazla olduğunu ifade eden Çokluk, şöyle konuştu: ''Yapılan çalışmaların sonuçları göstermiştir ki sigara alışkanlığı damar duvarında baloncuk gelişimine neden olmakla kalmamakta aynı zamanda oluşmakta olan baloncukların büyüklüklerinin artmasına da neden olmaktadır. Bu baloncukların büyüklükleri cerrahi tedavinin başarısını da etkilemektedir. Küçük baloncukların ameliyatı daha kolay, büyük baloncukların tedavisi ise daha zor olmaktadır.''
Baloncuk riskinden kurtulmak için öncelikle sigaranın bırakılması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Çokluk, yeterli miktarda C vitamini içeren meyve tüketmenin de yararlı olduğunu ifade etti

 

Ozon Tedavisi 'nin Sigara Bırakmada Etkisi
 

Ozon tedavisi sigara, alkol, uyuşturucu ve diğer bağımlılıklarda klasik tedavilere eklendiğinde yoksunluk reaksiyonlarını hafifletir, iştah düzeltir, uyku normalleşir, yaygın kas ağrısı ve diğer belirtilerin şiddetinde azalma gerçekleşir.

Ozonlanmış kan dokulara daha çok oksijen taşımaya başlar. Bundan en çok faydalanan organımız ise beyindir. Zira beyin hücreleri bütün diğer hücrelerden daha çok enerji tüketirler. Bunu da ancak bol oksijenle yapabilirler. Bu yüzden, beynimiz her solukla aldığımız oksijenin dörtte birini tüketmektedir. Ağırlık olarak beynin vücudumuzun sadece yüzde ikibuçuğunu oluşturduğunu göz önünde bulundurursak, ne kadar büyük bir oksijen tüketicisi kolayca tahmin edilebilir. İşte bu yüzden, ozon etkisiyle yükselen kan oksijen düzeyleri vücudumuzda ilkin beyin hücrelerinin canlanmasını sağlar.Sigara bağımlılığıyla zedelenen beyin hücrelerini yenilenmesi için ozon terapi diğer adıylaozon tedavisi sigarayı bırakmış ya da sigaradan kurtulmaya çalışan insanlar için yenilenme sürecine yardımcı olan bir tedavi yöntemidir.

Ozon sauna yada ozon yağı için detaylı bilgi almak isteyenler linklere tıklayarak sitesini ziyaret edebilir.


 

SİGARANIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

 

Sigara tiryakileri sigara içme isteklerini genellikle şöyle açıklar:

 

- Gergin olduğum zaman içiyorum.
- Dikkatimi toplamak için içiyorum. 
- Canım sıkkın olduğu zaman içiyorum.
- Üzgün olduğum zaman içiyorum.
- Sinirli olduğum zaman yatışmak için içiyorum.

 

Yalnızca bir sigara bu kadar çok şey verebilir mi? Bu sorunun cevabı sigaranın barındırdığı kimyasal maddelerin psikolojik etkilerinde yatıyor.

 

Nikotin - Güçlü Bir Uyarıcı

 

Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan nikotin; kokain yada amfitemin kadar güçlü ve onlara benzer bir uyarıcıdır. Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de odur. Nikotin sigara içen kişiyi uyarır, kalp çarpıntısına, yüksek tansiyona, kişinin nefes alıp verişinin hızlanmasına sebep olur. Ne yazık ki, bu etkiler yirmi dakika içinde kaybolur ve tiryaki bir sigara daha yakar.

 

Karbon Monoksit ve diğer Sakinleştiriciler

 

Hem sigara dumanında hem de alkolde bazı sakinleştirici maddeler bulunmaktadır. Sigarada bulunan karbon monoksit, kişiyi sersemleştirir. Bu kimyasal maddeler, kısa bir süre için gerilimi, kızgınlığı ve diğer güçlü hisleri bastırır.

 

Diğer Psikolojik Etkiler

 

Pek çok sigara bağımlısı için, sigara içmek törensel bir şeydir, kişi işini bırakır, paketten bir sigara alır, onu yakar, dumanı içine çeker ve dışarı verir, kendisini rahatlattığını düşünür. Ayrıca sigaranın yanında bağımlılar genellikle, kahve, çay yada alkol alırlar. Bu öyle bir zevk haline dönüşür ki, kişi için sigarayı bırakmak imkansızlaşır.

 

Bağımlılığın Gücü

 

Eninde sonunda, sigara kullanan herkes, nikotin ihtiyacı duymaya başlar. Nikotin güçlü bir uyuşturucudur ve mutlaka bağımlılık yapacaktır. Nikotine bağlanan bir vücut, beyne sürekli nikotin istiyorum mesajı yollayacaktır ve bağımlı kişi sigara üstüne sigara yakacaktır.

 


Bilmek Güçlenmektir

 

Sigara yakmanızı sağlayan şeyleri ve sigara içtikten sonra hissettiklerini gözden geçirin. Bu hisleri tanımlamanız sigarayı bırakmaya karar verirken size yardımcı olacaktır.

 

Kadınlar sigarayı daha zor bırakıyor

 

Nikotin ve tütün bağımlılığında cinsiyet farklılıklarıyla ilgili sıçanlar üzerinde yapılan araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Kadın ve erkek beyinleri nikotinden nasıl etkileniyor?

Nikotin ve tütün bağımlılı

ğında cinsiyet farkının etkileri üzerine sıçanlar üzerinde yapılan araştırmalar, kadınların sigarayı erkeklerden daha zor bıraktığını

ortaya çıkardı.  Avrupa Nikotin ve Tütün Araştırmaları Derneği Başkanı ve Ege Üniversitesi Beyin Araştırmaları ve Uygulama Merkezi Danışmanı Prof. Dr. Şakire Pöğün başkanlığında 31 ülkeden 350 bilim insanı, nikotin ve tütün üzerine yapılan araştırmaları Antalya`da düzenlenen kongreyle paylaştı.   Dernek ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Şakire Pöğün, tütünle ve bağımlılıkla mücadelede kanıta dayalı yaklaşımların önemli olduğunu belirterek, Antalya`da gerçekleştirilen Avrupa Kongresi`nde deneysel ve klinik araştırmaların sonuçları ile epidemiyolojik verileri ve tütünle mücadele politikalarının belirlenmesine yönelik önerileri birbiriyle buluşturduklarını kaydetti.  Prof. Dr. Pöğün, kendi grubunun üzerinde en çok çalıştığı konunun nikotin ve tütün bağımlılığında cinsiyet farklılıkları olduğunu, bunun için daha çok sıçanlar üzerinde çalıştıklarını, insanlar üzerinde de bazı araştırmalar yaptıklarını bildirdi. Nikotin ve tütün bağımlılığında iki cins arasında farklılıklar bulunduğuna değinen Pöğün, ilaçlar ve sigara bırakma programlarının cinsiyet farklılıklarına göre geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Aynı cinsin içinde de bireysel farklılıklar olduğuna dikkati çeken Pöğün, ``Kimine `otlakçı` diyoruz, ondan bundan bir, iki tane sigara alıyor ama bunu bırakamıyor. Kimi hiç içmiyor, diğerleri günde 3 paket sigara içiyor. İşte bu farklılıkların altyapılarını anlamaya çalışıyoruz. Bunda başarılı olabilirsek, tedavi başarımız da yükselecektir`` dedi.  Sigara tiryakilerinin farklı tüketim alışkanlıklarından yola çıkarak, sıçanlara nikotin veya su içme tercihi sunduklarını belirten Pöğün, ``Bakıyoruz bazıları nikotinli çözeltiden daha çok, bazıları daha az içmiş. Bu hayvanları uzun süre izleyip, nikotin tercih eden ve etmeyen sıçan grupları oluşturuyoruz. Bu modelin insanlardaki duruma yakın olduğunu düşünüyoruz ve çalışmalarımızı nikotin tercihi farklı olan hayvanlar üzerinde yapıyoruz`` dedi

KADIN DAHA ZOR BIRAKIYOR

öğün, tüm dünyada, sigara bıraktırma kliniklerinin raporlarında kadınlarda sigara bırakma başarısının daha düşük olduğunu vurguladı. Dişi beyninin, evrim sürecinde dıştan gelen etkenlere karşı daha dirençli olacak şekilde geliştiğini ifade eden Pöğün, dışardan uygulanan nikotine karşı sıçan beyninde gözledikleri farklılaşmaların, dişilerde erkeklerden daha az olduğuna dikkati çekti. Bu durumun sadece stres ile değiştiğini belirten Pögün, kadınlarda stresle nikotin bağımlılığını bir arada değerlendirmek gerektiğini bildirdi. Pöğün, stres altındaki dişinin bağımlılığa iki kat daha fazla yatkın olduğunu ifade etti. Genelde kadınların daha az sigara içtiği söylenmekle birlikte, alınan nikotin kiloya vurulduğunda kadınların aldığı nikotinin erkeklerden farklı olmadığını anlatan Pöğün, ayrıca kadınların nikotini daha hızlı metabolize ettiklerini kaydetti.    

 

Kadınların hamilelik, emzirme gibi nedenlerle sigarayı bırakmaları gereken dönemlerinin olduğunu da anlatan Pöğün, ``Buna rağmen bağımlı olan kadınların sigarayı bırakmakta erkeklerden daha çok zorlandıklarını görüyoruz`` dedi.
    
NİKOTİN ERKEK BELLEĞİNİ ZAYIFLATIYOR MU?   

Şakire Pöğün, nikotinin erkek beynine ilişkin sıçanlar üzerinde yapılan araştırmalarda ilginç sonuçlara rastladıklarına da dikkati çekti.

Nikotini tercih eden ve yüksek miktarlarda tüketen erkek sıçanların beyinlerinin bazı bölgelerinde, öğrenme ve bellekle ilgili olduğu bilinen ``BDNF mRNA`` (Brain-Derived Neurotrophic Factor messenger Ribonucleic Acid) adlı bir molekülün azalmış olduğunu saptadıklarını belirten Pöğün, buna karşın dişi beyninin daha stabil kaldığını kaydetti.

Pöğün, bu molekülün azalmasının, bellek kaybı veya unutkanlığa neden olabileceğini  bildirdi.        

Yine sıçanlarda yaptıkları araştırmalarda, nikotinin ``ortamlara şartlayıcı etkisinin`` sadece erkeklerde olduğunu gördüklerini belirten Pöğün, ``Yani daha önce sigara içtiği bir yere veya ortamla giren erkek, direkt olarak sigara yakıyor`` dedi.


Yorumlar   

#3 offfsss 14-02-2015 08:12
kahretsin bırakmadım şu sigarayı her sabah kalktığımda kendime küfrediyorum :)) yeter içmiyecem diye ama anca öğlene kadar sürüyor bu inat umarım bir gün kurtulacam bu illeten
Alıntı
#2 ali koray 08-04-2013 15:55
3 ay önce sigarayı bıraktım şimdiye kadar neden bırakmadım diye kendime kızıyorum içtiğim günlere yazıkmış meğer artık daha zinde daha sağlıklıyım herşey beyinde bitiyor gerisi yalan
Alıntı
#1 Tütüncü 06-06-2012 22:05
Selamlar. Sigara zararli tabikide ama adıyaman tütünü,çelikhan tütünü sigara kadar zararlı degil cünkü içinde sigarada oldugu gibi katkı maddesi yok,en iyisi içmemek ama içiyorsan tütün içeceksin kardeşim. hem cebini yakmiyor hemde sigara gibi fare zehiri yok içinde:D
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio