Tütün Özellikleri Alım Usulleri

 Dünden Bugüne:


Tekel alımları: Ekici tütün piyasalarında Tekel, iki türlü alım yapmaktaydı. Bunlardan birincisi ve başlıcası, iç tüketim ve ihracat için ürettiği sigaraların hammaddesi olan yaprak tütün alımı olup Tekel'in yapmış olduğu ikinci tür alım ise destekleme alımlarıdır. 1961 yılına kadar ara ara destekleme kapsamına alınan tütün, bu yıldan itibaren sürekli olarak bütün Hükümetler tarafından, ekici tütün piyasalarında destekleme alımları yapılmasına karar verilmiştir. Bu iş için Tekel görevlendirilmiştir. 2002 yılına kadar tütün destekleme alımları devam ettirilmiştir.
Tüccar alımları: Tekel'in iki amaçla yaptığı tütün alımlarının yanı sıra, tütün ticareti ile uğraşan gerçek ve tüzel kişiler de önceleri sadece ihracat şartı ile tütün piyasalarından tütün satın alırlardı. Alınan bu tütünlerin işlemeleri yapılarak ihraç edilebilmekteydiler. Ülke sigara üretim tekeli kalktığından bu güne ihracat yanında sigara üretim şirketlerinin tedarikçiliğini de yapmaktadırlar.
Tütün ekicilerinin büyük bir emek sarf ederek ürettikleri tütünler, hasat edilip kurutulduktan sonra denk haline getirilmektedir. Ekici tütün piyasalarının açılışından önce Ege bölgesinde kasım aralık aylarında, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde ocak şubat aylarında, ekicilerin balyaladığı tütünler tekel - tüccar eksperleri tarafından köy köy, ekici ekici gezilip muayene edilerek her balyanın Amerikan grad, B grad, kapa ve duble kapa oranları tespit edilmektedir. Piyasa açılışında da daha önceden nevi oranları tekel - tüccar tarafından ayrı ayrı tespit edilmiş olan ekici tütünleri hükümetçe ilan edilen fiyatlar çerçevesinde tekel tarafından; kendi ihtiyaçlarına göre belirlediği fiyatlarla da tüccar tarafından satın alınmaktaydı.
1961 ile 2002 yılları arasında tütün üretiminin iç tüketim ve ihracat imkânlarıyla uyumunu sağlayacak bir disiplin altına alınamamış olmasından kaynaklanan büyük tütün stokları, bunlara bağlanan ve geri dönüşümünde zorluklarla karşılaşılan kaynakların büyüklüğü, bir taraftan Tekel'i ekici tütün piyasalarında daha tatminkar bir destekleme fiyatı uygulamaktan alıkoyarken, diğer taraftan dış alıcılara ihtiyaçları bulunan TÜRK tütünlerini temin etmede sağladığı rahatlık nedeniyle de ihracat fiyatlarının beklenen ölçüde artmasını engellemekteydi. Oluşan tütün stoklarımız ekici tütün piyasalarında ve dış piyasalarda kendi tütünlerimize rakip olmaktaydı.

Tütün alım usulleri 3 değişik yöntemle yapılmaktadır. Bunlar köy, ambar alımları ve müzayede sistemi olarak uygulanmaktadır. Tütün üreticilerimiz tarla devresi sona eren tütünlerini balya, denk veya karton kutu içinde ambalajlayıp, mahsulünün tamamını alıcıların tütün eksperleri tarafından değerlendirileceği köy meydanı, ambar gibi bir yere getirerek ekspertiz işlemine tabi tutulur. Amerikan grad, B grad, Kapa ve duble kapa oranlarına göre fiyatlandırılır.
Bazı tarımsal ürünlerde olduğu gibi tütünün de açık artırmalı satış merkezlerinde veya tütün borsasında satılması 1177 sayılı eski tütün yasası ile yapılamamıştır. 4733 sayılı yeni tütün yasası ile de yapılamayacağı görülmektedir. Müzayede sisteminde ekici tütünlerini bir merkeze getirip burada yetkili heyetçe taban fiyat tespitinden hareketle açık artırmaya gidilir. Bu sistemde ekici ürününün tamamını veya bir kısmını getirerek satabilir. Satılmayan tütün ya üretici birliğine veya destekleme birimine kalır. Bu sistem Ülkemizde uygulanmamaktadır.  Özellikle A.B.D.'de Auction denilen tütün satış merkezlerinde satışı yapılacak tütün miktarlarının tamamı görülüp değerlendirilerek satışı yapılmaktadır. Sıra ile alıcılar tütünlere bakmakta, en yüksek fiyat veren tütünleri almaktadır. Alıcısı çıkmayan tütünler ya üretici birlikleri tarafından alınmakta ya da belli bir süre sonra tekrar satışa çıkarılmaktadır. Üreticiler tütünlerini tam mahsul olarak veya parça parça da satabilmektedir.
Güncel:
Ülkemizde üretilen tütünlerin pazarlama ve satış takvimi üretim bölgeleri itibariyle yerleşmiş ve uzun yıllardan beri uygulanmaktadır. Özel sektör firmalarının faaliyet gösterdiği Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerindeki üretim noktalarında tespit faaliyeti yapılmaktadır.
Yürürlükteki 4733 sayılı tütün kanunu ile sözleşmeli tütün üretimi hayata geçirilmiştir. Bu kanunla hangi firma ne kadar tütün alacaksa bir yıl önceden üretici ile sözleşme imzalaması gerekmektedir. Tütünde sözleşmeli üretim üreticileri tek alıcıya, alıcıları ise sözleşme yaptıkları üreticilere bağımlı kılmıştır. Yeni tütün kanunu ile eski yıllardaki pazar şartları artık oluşmamaktadır. Pazar şartları oluşmadığından, pazarda yer alabilmek için artık üretilen tütünlerin tespit edilmesi gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Ancak sözleşmeli tütün üretimi sonucu, alıcı firmalar bazen kuraklık veya kaliteyi etkileyici sebepler sonucu siparişlerini veya ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekebilmektedirler. Bu gibi durumlarda firmalar tespit yaparak siparişlerini sağlama ve garanti altına alma yollarına gitmektedirler.
Köy tespit sistemi daha ziyade özel sektör firmalarının tütün alımı için yoğun olarak piyasaya girdiği yerlerde yapılması açısından dikkat çekmektedir. Bu sistemde üretici tütünleri alıcı tarafından henüz daha piyasa açılmadan önce ekspertiz işleminden geçirilmektedir. Tütün Eksperlerinin tütün üreten bütün köy ve mahalleri ev ev dolaşarak yaptıkları bu işlem sonrası her üreticiye ait tütünlerin kalite değerleri yani randımanı piyasa açılmadan, tütün üreticinin evinde iken saptanmış olmaktadır. Piyasa açıldığında ise, tespit edilmiş randımanlara karşılık gelen fiyatlar üreticilere verilmektedir.
Tarla dönemini bitirmiş, kurutma işlemi tamamlanmış olan yaprak tütünler, sigara sanayinde uygun ilk madde durumuna gelinceye kadar geçen süre içinde, kalite niteliklerini geliştirmek, olgunlaştırmak (fermantasyon) ile bunları korumak amacıyla yapılan çalışmalar ve alınan önlemler tütüncülük sanatının çok önemli devresini oluşturmaktadır. Ürünün muhafazası, bakımı ve değerlendirildiği bu devreye denkleme, kutulama denilmektedir. Üretici tarafından denklemesi veya kutulaması yapılmış olan tütünlerin tespit işlemleri yapılmaktadır.
 Tesellüm İşlemi: Artık bir yıllık emeğin sonuna gelinmiştir. Tütünlerini alıcıların göstereceği ambarlara getiren üreticiler, tütün balyalarını veya kutularını aynaları üst tarafa gelecek şekilde istifinde sıralarlar. Tespit döneminde görülen tütünün randımanı ve evsafı Tütün Eksperi tarafında kontrol edilir. Tespit döneminde görülen tütünle aynı evsaf ve randımanda olan tütünler tartılır ve istife alınırlar. Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde üretilen tütünlerin alıcılar tarafından alım tarihleri eskiye göre öne çekilmiş olup Ocak ve Şubat aylarında tütün alım işleri tamamlanmaktadır.


Tespitte görülen randıman tesellümde görülmezse tütünler tekrar ekspertiz işlemine tabi tutulup yeni randımanları bulunur. Teslim edilen tütünlerin bedelleri en geç 10 iş günü içinde üreticilere ödenmektedir. Üretici ile alıcılar arasında tütün fiyatında herhangi bir anlaşmazlık olması durumunda, üretici yazılı olarak alıcı şirkete veya bağlı olduğu ziraat odasına müracaatta bulunur. Üç iş günü içinde TAPDK'ya  (Tütün, Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) dilekçeler ulaştırılır. TAPDK'nın uygun gördüğü en kısa sürede görevlendireceği Tütün Eksperi tütünleri muayene eder. Fiyatlandırır. Taraflar kabul ederse tütünlerin satışı tamamlanır. Taraflardan birisi yeni fiyatı kabul etmezse, mahkeme yolu açık olmak üzere süreç devam eder. Ancak tütün fiyatlarına itiraz süreci çok sağlıklı olarak devam etmemektedir. Örneğin 2008 yılında tütün üreten bir üretici, alıcının verdiği fiyata itiraz etmesi durumunda 2009 yılı için ilgili şirket üretici ile tütün sözleşmesi yapmamaktadır. Tütün üretebilmek ve mağdur olmamak için düşük fiyatlı ürün sahipleri bu durumu sinelerine çekmektedirler. Tütün üreticilerinin bu mağduriyetlerinin önlenmesi için tütün üretim kotaları TAPDK tarafından üreticilere veya üretici birliklerine verilmelidir. Üretilen tütünlere alıcıların tamamı baktıktan sonra, en yüksek fiyat verene satılması ile üretici hakkını alabilecektir. Önemli olan tütün üreticisine tütünü bıraktırmamaktadır. Tütün üretimini bırakan üreticiler tekrar bu işe başlamamaktadırlar

 

 

Dünden Bugüne:
Tekel alımları: Ekici tütün piyasalarında Tekel, iki türlü alım yapmaktaydı. Bunlardan birincisi ve başlıcası, iç tüketim ve ihracat için ürettiği sigaraların hammaddesi olan yaprak tütün alımı olup Tekel'in yapmış olduğu ikinci tür alım ise destekleme alımlarıdır. 1961 yılına kadar ara ara destekleme kapsamına alınan tütün, bu yıldan itibaren sürekli olarak bütün Hükümetler tarafından, ekici tütün piyasalarında destekleme alımları yapılmasına karar verilmiştir. Bu iş için Tekel görevlendirilmiştir. 2002 yılına kadar tütün destekleme alımları devam ettirilmiştir.
Tüccar alımları: Tekel'in iki amaçla yaptığı tütün alımlarının yanı sıra, tütün ticareti ile uğraşan gerçek ve tüzel kişiler de önceleri sadece ihracat şartı ile tütün piyasalarından tütün satın alırlardı. Alınan bu tütünlerin işlemeleri yapılarak ihraç edilebilmekteydiler. Ülke sigara üretim tekeli kalktığından bu güne ihracat yanında sigara üretim şirketlerinin tedarikçiliğini de yapmaktadırlar.
Tütün ekicilerinin büyük bir emek sarf ederek ürettikleri tütünler, hasat edilip kurutulduktan sonra denk haline getirilmektedir. Ekici tütün piyasalarının açılışından önce Ege bölgesinde kasım aralık aylarında, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde ocak şubat aylarında, ekicilerin balyaladığı tütünler tekel - tüccar eksperleri tarafından köy köy, ekici ekici gezilip muayene edilerek her balyanın Amerikan grad, B grad, kapa ve duble kapa oranları tespit edilmektedir. Piyasa açılışında da daha önceden nevi oranları tekel - tüccar tarafından ayrı ayrı tespit edilmiş olan ekici tütünleri hükümetçe ilan edilen fiyatlar çerçevesinde tekel tarafından; kendi ihtiyaçlarına göre belirlediği fiyatlarla da tüccar tarafından satın alınmaktaydı.
1961 ile 2002 yılları arasında tütün üretiminin iç tüketim ve ihracat imkânlarıyla uyumunu sağlayacak bir disiplin altına alınamamış olmasından kaynaklanan büyük tütün stokları, bunlara bağlanan ve geri dönüşümünde zorluklarla karşılaşılan kaynakların büyüklüğü, bir taraftan Tekel'i ekici tütün piyasalarında daha tatminkar bir destekleme fiyatı uygulamaktan alıkoyarken, diğer taraftan dış alıcılara ihtiyaçları bulunan TÜRK tütünlerini temin etmede sağladığı rahatlık nedeniyle de ihracat fiyatlarının beklenen ölçüde artmasını engellemekteydi. Oluşan tütün stoklarımız ekici tütün piyasalarında ve dış piyasalarda kendi tütünlerimize rakip olmaktaydı.
Tütün alım usulleri 3 değişik yöntemle yapılmaktadır. Bunlar köy, ambar alımları ve müzayede sistemi olarak uygulanmaktadır. Tütün üreticilerimiz tarla devresi sona eren tütünlerini balya, denk veya karton kutu içinde ambalajlayıp, mahsulünün tamamını alıcıların tütün eksperleri tarafından değerlendirileceği köy meydanı, ambar gibi bir yere getirerek ekspertiz işlemine tabi tutulur. Amerikan grad, B grad, Kapa ve duble kapa oranlarına göre fiyatlandırılır.
Bazı tarımsal ürünlerde olduğu gibi tütünün de açık artırmalı satış merkezlerinde veya tütün borsasında satılması 1177 sayılı eski tütün yasası ile yapılamamıştır. 4733 sayılı yeni tütün yasası ile de yapılamayacağı görülmektedir. Müzayede sisteminde ekici tütünlerini bir merkeze getirip burada yetkili heyetçe taban fiyat tespitinden hareketle açık artırmaya gidilir. Bu sistemde ekici ürününün tamamını veya bir kısmını getirerek satabilir. Satılmayan tütün ya üretici birliğine veya destekleme birimine kalır. Bu sistem Ülkemizde uygulanmamaktadır.  Özellikle A.B.D.'de Auction denilen tütün satış merkezlerinde satışı yapılacak tütün miktarlarının tamamı görülüp değerlendirilerek satışı yapılmaktadır. Sıra ile alıcılar tütünlere bakmakta, en yüksek fiyat veren tütünleri almaktadır. Alıcısı çıkmayan tütünler ya üretici birlikleri tarafından alınmakta ya da belli bir süre sonra tekrar satışa çıkarılmaktadır. Üreticiler tütünlerini tam mahsul olarak veya parça parça da satabilmektedir.
Güncel:
Ülkemizde üretilen tütünlerin pazarlama ve satış takvimi üretim bölgeleri itibariyle yerleşmiş ve uzun yıllardan beri uygulanmaktadır. Özel sektör firmalarının faaliyet gösterdiği Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerindeki üretim noktalarında tespit faaliyeti yapılmaktadır.

Yürürlükteki 4733 sayılı tütün kanunu ile sözleşmeli tütün üretimi hayata geçirilmiştir. Bu kanunla hangi firma ne kadar tütün alacaksa bir yıl önceden üretici ile sözleşme imzalaması gerekmektedir. Tütünde sözleşmeli üretim üreticileri tek alıcıya, alıcıları ise sözleşme yaptıkları üreticilere bağımlı kılmıştır. Yeni tütün kanunu ile eski yıllardaki pazar şartları artık oluşmamaktadır. Pazar şartları oluşmadığından, pazarda yer alabilmek için artık üretilen tütünlerin tespit edilmesi gibi bir zorunluluk ortadan kalkmıştır. Ancak sözleşmeli tütün üretimi sonucu, alıcı firmalar bazen kuraklık veya kaliteyi etkileyici sebepler sonucu siparişlerini veya ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekebilmektedirler. Bu gibi durumlarda firmalar tespit yaparak siparişlerini sağlama ve garanti altına alma yollarına gitmektedirler.
Köy tespit sistemi daha ziyade özel sektör firmalarının tütün alımı için yoğun olarak piyasaya girdiği yerlerde yapılması açısından dikkat çekmektedir. Bu sistemde üretici tütünleri alıcı tarafından henüz daha piyasa açılmadan önce ekspertiz işleminden geçirilmektedir. Tütün Eksperlerinin tütün üreten bütün köy ve mahalleri ev ev dolaşarak yaptıkları bu işlem sonrası her üreticiye ait tütünlerin kalite değerleri yani randımanı piyasa açılmadan, tütün üreticinin evinde iken saptanmış olmaktadır. Piyasa açıldığında ise, tespit edilmiş randımanlara karşılık gelen fiyatlar üreticilere verilmektedir.
Tarla dönemini bitirmiş, kurutma işlemi tamamlanmış olan yaprak tütünler, sigara sanayinde uygun ilk madde durumuna gelinceye kadar geçen süre içinde, kalite niteliklerini geliştirmek, olgunlaştırmak (fermantasyon) ile bunları korumak amacıyla yapılan çalışmalar ve alınan önlemler tütüncülük sanatının çok önemli devresini oluşturmaktadır. Ürünün muhafazası, bakımı ve değerlendirildiği bu devreye denkleme, kutulama denilmektedir. Üretici tarafından denklemesi veya kutulaması yapılmış olan tütünlerin tespit işlemleri yapılmaktadır.
 Tesellüm İşlemi: Artık bir yıllık emeğin sonuna gelinmiştir. Tütünlerini alıcıların göstereceği ambarlara getiren üreticiler, tütün balyalarını veya kutularını aynaları üst tarafa gelecek şekilde istifinde sıralarlar. Tespit döneminde görülen tütünün randımanı ve evsafı Tütün Eksperi tarafında kontrol edilir. Tespit döneminde görülen tütünle aynı evsaf ve randımanda olan tütünler tartılır ve istife alınırlar. Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde üretilen tütünlerin alıcılar tarafından alım tarihleri eskiye göre öne çekilmiş olup Ocak ve Şubat aylarında tütün alım işleri tamamlanmaktadır.

Tespitte görülen randıman tesellümde görülmezse tütünler tekrar ekspertiz işlemine tabi tutulup yeni randımanları bulunur. Teslim edilen tütünlerin bedelleri en geç 10 iş günü içinde üreticilere ödenmektedir. Üretici ile alıcılar arasında tütün fiyatında herhangi bir anlaşmazlık olması durumunda, üretici yazılı olarak alıcı şirkete veya bağlı olduğu ziraat odasına müracaatta bulunur. Üç iş günü içinde TAPDK'ya  (Tütün, Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) dilekçeler ulaştırılır. TAPDK'nın uygun gördüğü en kısa sürede görevlendireceği Tütün Eksperi tütünleri muayene eder. Fiyatlandırır. Taraflar kabul ederse tütünlerin satışı tamamlanır. Taraflardan birisi yeni fiyatı kabul etmezse, mahkeme yolu açık olmak üzere süreç devam eder. Ancak tütün fiyatlarına itiraz süreci çok sağlıklı olarak devam etmemektedir. Örneğin 2008 yılında tütün üreten bir üretici, alıcının verdiği fiyata itiraz etmesi durumunda 2009 yılı için ilgili şirket üretici ile tütün sözleşmesi yapmamaktadır. Tütün üretebilmek ve mağdur olmamak için düşük fiyatlı ürün sahipleri bu durumu sinelerine çekmektedirler. Tütün üreticilerinin bu mağduriyetlerinin önlenmesi için tütün üretim kotaları TAPDK tarafından üreticilere veya üretici birliklerine verilmelidir. Üretilen tütünlere alıcıların tamamı baktıktan sonra, en yüksek fiyat verene satılması ile üretici hakkını alabilecektir. Önemli olan tütün üreticisine tütünü bıraktırmamaktadır. Tütün üretimini bırakan üreticiler tekrar bu işe başlamamaktadırlar.


Tütün Suyu*

Zararlı böceklere haricen temas etmek suretiyle etki eden ilaçlar arasında önemli bir yer işgal eden nikotin, etkisinin yüksek ve maliyetinin ucuz olması nedeniyle, zararlı böcek mücadelesinde yıllardan beri kullanılmaktadır. Tütüncü bölgelerde de çok yaygın olmamakla beraber kullanılmaktadır.Doğal halde nikotin, tütün - Nicotiana cinsine dâhil bitkilerin tohumları dışındaki kısımlarında bilhassa da yapraklarında bulunur. Yapraklardaki nikotin miktarı tütünün cinsine, yetiştiği toprak ve iklim koşullarına, uygulanan tarımsal üretim yöntemlerine, hasat zamanı ve kurutma şekillerine göre değişir. Tütün bitkisinin yayılma sahası çok geniş olduğundan, her tütünün içerdiği nikotin miktarı aynı değildir. Nikotin miktarı, eser halinden %15'e kadar değişkenlik gösterir. Genel olarak küçük boyutlu ve üstün nitelikli sigaralık tütünlerde (Türk Tütünleri) nikotin az, kaba ve iri yapraklı tütünlerde fazladır. Diğer taraftan Nicotiana rustica'larda nikotin, Nicotiana tabacum'lardan daha yüksektir.


Alkoloidlerin zehirli ve kötü kokulu sıvı halde bir bileşik grubundan olan nikotin, saf halde kıvamlı ve renksiz bir sıvıdır. 247 derecede kaynar. Suda kolaylıkla erir. Zamanla oksitlenerek esmerleşir. Kokusu tahriş edici ve boğucudur. Böcekler için zehir olduğu gibi, memeli hayvanlar ve kuşlar için de şiddetli bir zehirdir.
Nikotininin böcekler üzerinde etkisi çok yüksektir. Bu etki, nikotinin serbest hale geçerek bronşlardan içeri girmesiyle başlar. Buradan sinir sistemi merkezine etki ederek hareket ve sindirim sisteminin felç olmasını ve devamında böceğin hızlıca ölümünü sağlar. Yapraklar üzerine atılan nikotinin serbest hale geçmesi için 2-3 saat yeterlidir. Öldürücü oran %0,1-2,5 gramdır.
Saf veya bileşim şeklindeki nikotinlerden yapılan eriyikler, hafifletilerek verilmesi koşulu ile bitkiye hiçbir zarar vermez. Ancak sebze ve meyvelere yapılan uygulamalardan 2 - 3 gün sonra hasat ederek tüketime sunmak ve su ile iyice yıkamak gerekmektedir.
Nikotin tütün sanayisinin artıkları olan tütün tozları, pulları, sapları ve bazen de yalnız bu işte kullanılmak üzere yetiştirilen nikotini yüksek tütün çeşitlerinden üretilmektedir. Bu fabrikasyon sonucunda nikotin nadiren saf halde, çoğunlukla sülfat, oksalat (Oksalik asidin herhangi bir tuzu), formiyat ve pikrat halinde satışa sunulmaktadır. Bu mamulâtlar içinde en çok kullanılan nikotin sülfattır. Nikotin sülfatın içeriğinde %40-42 (bazen de %50) nikotin içeren, esmer kıvamlı bir sıvıdır. Tahriş edici bir kokusu vardır. Nikotin sülfat sulandırılmış halde uzun süre saklanamaz. Kullanılacağı zaman sulandırılmalıdır.
Saf nikotin (%98-99) kıvamlı bir sıvı olup kullanımı çok tehlikeli olduğundan bazı yasal sınırlamalara tabi tutulmuştur.
Nikotin, uygulamada üç şekilde kullanılmaktadır.
a) Eriyik halinde,
b) Toz halinde,
c) Gaz halinde.
a) Eriyik halinde kullanış şekli: Nikotin bitki zararlılarına karşı yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu mücadele için nikotin ekstreleri ve bu noktada özellikle nikotin sülfatı gerekmektedir. Genellikle, nikotinli bir eriyikte nikotinin etkisini artırmak için böceğin cildini yumuşatıcı bir madde (sabun, alkol vb.) ve sülfat halindeki nikotinin serbest şekle çevrilmesi için de sodyum karbonat kullanılmalıdır. Katkı maddeleri olarak maliyet ve bitkiye herhangi bir zarar vermemesi açısından sabun veya beyaz sabun kullanılabilir. Nikotinli eriyikleri tatlı sulara yapmak, eğer yapılamıyorsa suyun sertliğini gidermek için bir miktar daha sodyum karbonat eklemek gerekir. Eriyiklerde kullanılacak nikotin miktarı saf nikotin hesabıyla %0 1-2,5 arasında değişir.
b) Toz halinde kullanılış şekli: Nikotin sülfatın belirli bir ölçüde inert (kimyasal reaksiyona girmeyen) bir tozla karıştırılması ve uygulanmasından ibarettir. Bu toz karışımında nikotin miktarı değişkendir. Kullanımı pratik olan bu yöntemde, toz bitki üzerine serpildikten sonra, tozların nikotini serbest hale geçerek böceğe etki eder. Bu tip tozlar açıkta kaldıklarında nikotinlerini çabuk kaybederler.
c) Gaz halinde kullanış şekli: Özellikle kapalı yerlerde (seralarda) uygulanan bir yöntemdir. Küçük ve ince ciltli böceklere etkilidir. Kapalı alanlarda nikotin sülfat ölçüsünün 25 misli su ile karıştırılarak bir kap içinde ısıtılıp, gaz ve buhar haline getirilerek zararlılarla mücadele edilir.
Uygulama alanı geniş olan nikotinli terkiplerin hazırlanışı, nikotin miktarı fabrikasyon ürünlerde sabit ve belirli olduğundan kolaydır. Ancak bu tip fabrikalar ülkemizde mevcut olmadığından, üreticiler bu eriyikleri bizzat kendileri hazırlama durumundadırlar. Bu noktada iki sorun ortaya çıkmaktadır. Birincisi, tütün kalıntılarından hazırlanacak eriyiklerin en uygun şekilde yapılması, diğeri ise elde edilen eriyiğin nikotin miktarının gerçeğe yakın bir derecede bilinmesi gereğidir. Bu gerekler için yedi deneme yapılarak bir sonuca varılmıştır. Uygulamalar 20 gr tütün kullanılarak yapılmıştır.
1. Deneme: Tütün parçalarının veya kalıntılarının ıslatılabilmesi için gerekli olan en az su miktarının tespiti: Bu konuda yapılan çeşitli  çalışmalar sonucunda, tütün pullarının ölçüsünün 3 misli su ile ancak ıslanabildiği, tütün kırıntılarının ölçüsünün 3,5 misli su ile ancak ıslanabildiği ve tütün tozlarının ölçüsünün ise 2,5 misli su ile ancak ıslanabildiği belirlenmiştir.
2. Deneme: Islatma süresinin tütün pulundaki nikotinin çıkarılan miktarına ve elde edilen eriyiğin kıymeti üzerine etkisi: Bu deneme sonucuna göre, en başarılı sürenin 24 saat olduğu ve puldaki nikotinin en çok %75'inin suya geçebileceği tespit edilmiştir. %0,177 nikotine sahip bir eriyik elde edilen denemede 24 saatlik süre normal veya ideal süre olarak değerlendirilmiştir. Bu denemede 200 cc. su kullanılmıştır.
3. Deneme: Normal sürede kullanılan su miktarının, tütün pulundaki nikotinin çıkarılabilen miktarına ve eriyiğin değeri üzerine etkisi: Islatmada kullanılan suyun miktarı pul ölçüsünün 9 katı oluncaya kadar, puldan suya geçen nikotin miktarı artmakta ve devamında bir miktar azalarak sabit kalmaktadır. Elde edilen eriyiğin nikotince zenginliği, su miktarı çoğaldıkça azalmaktadır.
4. Deneme: Islatma suyu cinsinin elde edilen eriyiğin niteliği üzerine etkisi (süre 24 saat): Tatlı sudan elde edilen eriyiğin nikotince zenginliği yüksektir. Puldan suya geçen nikotin miktarı itibariyle acı sudan daha iyidir. 20 gr tütün ve 400 cc. Su kullanılmıştır.
5. Deneme: Tütün pulu ve tütün tozunun elde edilen eriyiğin niteliği üzerine etkisi (süre 24 saat, kuru madde 20gr, kullanılan su tatlı ve 400 cc.): Tütün pulları nikotinli eriyiklerin hazırlanmasında tütün tozlarına göre daha iyi sonuç vermiştir. Tütün pulları zamanla içeriğindeki nikotini kaybederler. %2 nikotine sahip bir tütün pulunun bir yıl sonra %1,96 nikotin içerdiği tespit edilmiştir. Tütün tozları pullara göre nikotinleri daha çok kaybetmektedirler.
6. Deneme: Islatma suyu sıcaklığının elde edilen eriyik niteliği üzerine etkisi (süre 24 saat, 20gr tütün pulu, kullanılan su tatlı ve 400 cc.,suyun sıcaklığı 100 C): Islatmayı sıcak su ile yapmak elde edilen eriyiğin niteliği üzerine olumlu etki yapmıştır. Ancak, sonucu kaynar sudan kaynaklanan buharlaşmadan dolayı eriyiğin azalması ortaya çıkmaktadır. Normal oda şartları içindeki suyun sıcaklığı, ideal sıcaklık olarak kabul edilmelidir.
7. Deneme: Kaynatmanın elde edilen eriyiğin niteliği üzerine etkisi (süre değişken, kuru madde 20 gr, 400 cc. acı su, suyun sıcaklığı 100 C): Kaynatma şekli hızlı olmasına karşılık, elde edilen eriyikteki  nikotin miktarının kaynatma süresi ile ters orantılı olması, kaynatma esnasında su ile beraber bir kısım nikotinin kayıp olduğu ortaya çıkmıştır.
SONUÇ:
1 - Nikotinin zararlı böcekler üzerindeki etkisi ve nikotinli suların diğer ilaçlara oranla ucuza yapılabilmesi tarla ve bahçe zararlıları mücadelesinde çok yaygın olmamakla beraber kullanılmaktadır. Tütün yapraklarının sulu ekstratı zararlı böceklere karşı kontakt etki gösterir. Daha çok afitler, tripsler, beyazsinek, yaprak emicileri ve diğer yumuşak vücutlu böceklere karşı mücadelede kullanılmaktadır. Böceklere toksiktir. Ev yapımı nikotin çayının en büyük avantajı etkinliğinin birkaç saat sürmesidir. Arılara toksik değildir.
Nikotin ekstratı toprak zararlarına karşı da kullanılmaktadır. Toprak zararları için bitkinin kök bölgesine toprak üstüne karışım uygulanır. Yaprak zararlıları için yaprak altlarının da iyice ilaçlanması gerekir. Nikotin bitki yaprakları tarafından absorbe edilerek birkaç haftada bitkide bulunur. Güvenlik açısından yalnızca genç bitkilere ve hasattan bir ay öncesine kadar kullanımı daha uygundur. Tütün mozaik virüsünü taşıyan tütünlerden hazırlanan solüsyon bu virüsün bitkilere bulaşmasına neden olabilir.
Uygulama: 70 C sıcaklıktaki 1 lt suda 50 gr. kuru tütün 1 gün suda bekletilerek meydana gelen eriyik içerisine 10 gr.beyaz sabun toz (böceklerin kitin tabakasını yumuşatıp nikotinli karışımın böceğin sinir sistemine ulaşımını kolalaştırır)  halinde ilave edilerek pülverizasyon yöntemi ile kullanılmıştır. Bu yöntem tarla koşullarında patates böceği larvaları, afit ve kırmızı örümceklere karşı etkili olmuştur. Kullanılan tütün yaprağı tazeliği, suyun niteliği, uygulama dozu ve sıklığı kullanılan ilacın etkinliğini belirlemiştir. Nikotin sülfatın sıcakkanlılara toksisitesi nedeni ile dikkatli kullanılması gerekmektedir. Evlerde kullanımı tavsiye edilmemektedir.
2 - Nikotinli sular, nikotin özlerinin sulandırılması ve ya tütün pullarının sıradan ıslatılması ile elde edilir.
3 - Tütün sularının nikotince zenginliklerine, ıslatma süresinin, ıslatma suyu cinsinin, miktarının, sıcaklığının ve aynı suyun tekrar kullanılmasının olumlu etkisi vardır.
4 - Aynı tütün suyunu defalarca tütün pulları ile işlem yapmak suretiyle nikotin yüzdesi yüksek bir tütün suyu elde edilebilir.
5 - En uygun tütün suyu, tütün pullarının ağırlıklarının 5 - 9 katı su ile 24 saat ıslatmakla elde edilir. Bu yolla puldaki nikotinin %75-90'nı suya geçer.
* Kaynaklar: Tekel Tütün Enstitüsü Raporları Sayı.1
                            Tütev Teknik Dergisi Sayı:11


Türkiye Tütün Üretimi

Tütün, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından 2000'li yılların başına kadar ülke tarımsal ekonomisinin lokomotifliğini yapmış, ülke insanına istihdam sağlamış ve ülkemizdeki kırsal alanların çölleşmesini önleyen özellikleri ile Türk Çiftçisine ve ülke ekonomisine hizmet etmiştir.
Çiftçi başına düşen ortalama 4-5 dekarlık alanlarda üretim yapan Türk tütün üreticisi, aile fertleri ile hep beraber çalışmaktadır. Türk tütüncülüğünde yetiştiricilik kıraç ve meyilli arazilerde yapıldığı için verim az olup, tarımsal mekanizasyon oranı düşüktür. Emek yoğun nitelikli olarak üretim yapılmaktadır. Bu bir bakıma istihdam sağlayarak işsizliğe çözüm olmakta, fakat diğer yandan üretim maliyetlerini zorlamaktadır.
1950 ile 2000 yılları arasında, şark tipi tütün üretiminde en parlak dönem yaşanmış ve dünya üretiminde Ülkemiz ilk sıraya yerleşmiştir. Genel olarak Türk tütüncüsünün de bu yıllarda gelir düzeyi artmıştır.
1961 yılında ilk olarak mahsulün maviküf hastalığına yakalanması, üreticilerin bu hastalıkla mücadele yollarını bilmemesi sonucu büyük bir hasar oluşmasına neden olmuştur. Daha önce ara ara destekleme kapsamına alınan tütün, 1960'lı yıllarda sürekli destekleme uygulaması kapsamına alınmış ve bu uygulama 2002 yılına kadar devam etmiştir. Destekleme alımlarının kaldırıldığı yıldan sonra tütün üretimi bariz olarak düşmeye başlamıştır. Destekleme uygulamaları Tekel'in Yaprak Tütün birimi tarafından gerçekleştirilmiştir.
1984 yılında Özal hükümeti tarafından sigara ithalatının serbest bırakılmasıyla, bunun bir sonucu olarak; 1990'lı yılların başlarından itibaren sigara içicilerinde Amerikan Blend sigara tüketiminin yaygılaşmasıyla yerli tütünlerden üretilen sigaraların tüketimin azalması; öte yandan uygulanan fiyat politikalarının  girdi maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalması nedenleriyle sonraki yıllarda şark tipi tütün üretimimizde büyük oranda azalmalar olmuştur. Üretimin en yüksek seviyede olduğu yıllarda üretici sayısı beş yüz binlerin üzerine çıkmıştır.
Tütünde destekleme alımlarının kaldırılması, girdi fiyatlarının artması ve tütün fiyatlarının düşük kalması nedenleri ile ya alternatif ürünlere dönülmüş ya da çiftçiler tütün tarımını bırakarak köylerinden göç etmek zorunda kalmışlardır.
Ülkemiz tütün üretiminde son yıllarda meydana gelen azalma temelde, Tekel'in destekleme alımlarına son vermesi ve ağırlıklı olarak alımlardan çekilmesi, özel sektörün ise alıcının istediği miktar kadar üretim sözleşmesi yaparak tütün alması ile bağlantılıdır. Özel sektör, satamayacağı tütünü ürettirmemektedir. Özel sektör açısından bakıldığında bu üretim miktarı yeterli görülebilir veya Tekel'in elindeki eski yıllar ürünü satın alınarak taahhütler yerine getirilebilir. Ancak, burada önemli olan; mevcut üretici potansiyelinin korunması olmalıdır. Çünkü üretici, çoğunlukla ekonomik nedenlerle, toprak yapısı uygunsa, tütüne göre getirisi daha fazla olan diğer ürünlerin ekimine yönelmektedir. Tütün ekiminden dönüş yapan bir üreticinin ise zor ve zahmetli olan tütün tarımına yeniden dönüş yapması ender görünen bir durumdur.
Üretim azalmasında bölgesel farklılıklar da önem arz etmektedir. Örneğin, en fazla üretimin ve ihracatın olduğu bölge Ege Bölgesi olup, alıcının talebi de çoğunlukla bu bölge tütünlerine yöneliktir. Karadeniz Bölgesi'ndeki tütün üretim maliyetinin yüksekliği, Marmara Bölgesi'nde ise tütün tarlalarının ağırlıklı olarak sanayiye açılması sonucu üretimin düşmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi tütünlerinin ise ihracat potansiyelinin azlığı nedeniyle alıcısının pek fazla olmaması, Ege Bölgesi tütünlerine olan yönelişi artırmaktadır, Ancak, Ege Bölgesinin bazı yörelerinde alternatif ürün elde etme olanağının olması ile genel olarak tüm bölgeler için geçerli olan genç neslin tütün üretiminden uzaklaşması, öte yandan 2007 yılında Ege Bölgesinde ağırlıklı olarak hissedilen diğer  birçok tarımsal ürün üretimini önemli ölçüde azaltan kuraklığın sonraki yıllara da yansıyacak muhtemel etkisi, iç tüketim ve ihracatla dengeli bir üretimin sürdürülebilirliği konusunda endişelere neden olmaktadır.

Bölgeler İtibariyle Üretim (Ton)

 

 

 

 

Ürün Yılı

Ege

Marmara

Karadeniz

Doğu

G.doğu

Diğer

Toplam

1925

19.022

24.704

15.064

744

 

0

59.534

1930

25.538

9.098

11.682

1.016

 

3

47.337

1935

15.977

8.597

10.188

2.142

 

21

36.925

1940

36.091

14.952

16.666

3.606

 

42

71.357

1945

30.894

15.541

20.271

2.414

 

479

69.599

1950

55.492

14.494

18.962

3.720

 

659

93.327

1955

70.922

18.320

27.521

2.612

 

769

120.144

1960

85.833

22.223

27.931

2.820

 

369

139.176

1965

85.165

14.430

24.328

7.834

 

618

132.375

1970

102.067

11.904

20.742

14.346

 

801

149.860

1975

200.822

28.377

56.224

37.819

 

720

323.962

1980

132.812

10.266

40.266

43.743

 

1.261

228.348

1985

112.839

4.787

24.823

15.381

11.263

1.309

170.402

1990

165.690

7.714

47.096

9.621

63.905

1.982

296.008

1995

111.491

3.333

26.950

7.679

49.981

5.006

204.440

2000

114.171

4.031

32.523

6.730

42.204

8.343

208.002

2005

83.442

1.597

17.624

6.266

20.148

6.170

135.247

2006

53.819

862

15.021

5.072

18.466

4.897

98.137

2007

38.557

722

13.160

3.987

14.730

3.428

74.584

Tüm bu çekinceler bazı firmaları, İzmir tütününü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde üretme çalışmaları yapmaya yöneltmiştir. Ancak, tüm girdileri Türk Lirası ile olan, buna karşılık satışlarını dolar olarak gerçekleştiren ihracatçının, 2002 yılından beri TL'nin aşırı değerlenmesine, doların ise düşüşüne bağlı olarak iç piyasa maliyetleri yükselmekte, bu maliyet ise doğal olarak ihraç fiyatına yansımaktadır. Bu durumda, üretici yüksek maliyetlerle tütün üretiminde zorlanırken, ihracatçı firmalar kendi maliyetleri de bu paralelde yükseldiği için alım fiyatını daha fazla artıramamaktadır. Ancak küresel mali kriz ile birlikte Amerikan dolarına olan taleple beraber 2008 yılı eylül ayından itibaren doların TL karşısında değerinin artması tütün üreticisi ve ihracatçısını rahatlatmıştır.
Bu gelişmeler sonucu ihraç fiyatlarının yükselmesi kısa vadede ihracatımızın lehine gibi görünse de, yüksek fiyatlar nedeniyle yabancı alıcının Türk tütünü yerine, aynı tütünün üreticisi başka ülkelere yönelmesi kaçınılmaz görülmektedir. İlerleyen yıllarda da bu döngünün sürmesi durumunda, ihracatımızda ve sosyal hayatımızda olumsuz gelişmelerin yaşanmasına neden olabilecektir. Çözüm olarak her platformda, üreticinin bir şekilde devlet tarafından desteklenmesini gerekmektedir.
Türkiye'de son yirmi yılda sigara tüketimi %80 oranında artarak nüfusumuzun üçte biri sigara içicisi duruma gelmiştir. Erkeklerin yarısı, kadınların da %20 sinin sigara tiryakisi olduğu ülkemizde 18 yaş üzeri sigara içme oranı ise %33,4'dür. Halkımız her gün ortalama 15 milyon paket sigara tüketmektedir. Yani kişi başına yılda 76,1 paket sigara içilmektedir. Ülkemizde her yıl sigaraya bağlı hastalıklardan 100 bin kişinin öldüğü bilinmektedir. Yine ülkemizde 20 milyar TL'si tütün ürünlerine ödenen bedel olmak üzere, yangınlar ve tütün ürünlerinin sebep olduğu hastalıklar dâhil toplamda yılda 50 milyar TL harcanmaktadır. Sigara için kişi başına ortalama 250 TL harcama yapılmaktadır.
Son yıllarda Türkiye'de yıllık ortalama 115 bin ton sigara tüketilmektedir. Bu tüketim miktarı ile dünya sigara tüketiminde 7. sırada yer bulmaktayız. Tüketilen sigaraların yaklaşık %85'i Amerikan blend harmanlardan oluşan sigaralardır. Türkiye sigara pazarı bugün itibarıyla 11-12 milyar A.B.D. Doları büyüklüğüne ulaşmıştır. 1988'de 3,5 milyon dolar karşılığı toplam 610 ton ile başlayan tütün ithalatı, 2008 yılı sonu itibarıyla 81 bin tonu bulmuş ve karşılığında 350 milyon dolar ödenmiştir. Türkiye tütün ihracatı, genel ihracatımız içinde azalan bir eğilim içinde olup %1, tarımsal ürün ihracatımız içinde ise %3-5 oranında bir paya sahiptir.

YILLAR İTİBARİYLE

 

TÜRKİYE TÜTÜN ÜRETİMİ(TON)

Ürün Yılı

Ekici Sayısı

Ekilen Alan (Ha)

Tütün Üretimi (ton)

1884

140.000

19.262

22.480

1900

111.000

37.030

28.047

1905

132.000

46.347

34.178

1910

213.000

74.450

58.650

1915

62.000

17.750

12.963

1920

100.000

36.170

29.143

1925

179.000

66.287

56.294

1930

99.793

65.145

47.335

1935

101.799

53.948

36.926

1940

135.241

78.055

71.356

1945

182.501

98.049

69.599

1950

230.970

128.339

93.328

1955

259.254

172.725

120.143

1960

298.499

187.897

139.177

1965

379.030

222.062

132.374

1970

342.243

328.498

149.861

1975

536.699

315.315

323.963

1980

455.002

222.996

228.349

1985

374.975

176.873

170.491

1990

521.952

320.236

296.008

1995

550.016

209.922

204.440

2000

578.219

234.445

208.002

2001

520.056

206.848

160.680

2002

405.882

191.200

159.521

2003

318.504

183.719

112.158

2004

282.874

192.711

133.914

2005

252.312

185.460

135.247

2006

215.307

146.166

98.137

2007

179.769

144.904

74.769

2008

194.282

146.872

93.500


Tütün İhracatı

Ülkemizde bugün her biri ayrı özelliklere haiz çok sayıda tütün tip ve menşeinin tarımı yapılmaktadır. Coğrafik anlamda dört ayrı tütün üretim bölgesinden söz etmek mümkündür. Bunlar Ege, Marmara, Karadeniz, Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Oriental tip tütün menşelerinin kalite değerleri ile üretildikleri bölgelerin ekolojik koşulları arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu nedenle, Oriental  (Şark) tipi tütünlerinin tütün piyasalarında menşe terimi, tip terimine göre her zaman daha önemli bir anlam ifade eder. Bu tütünler genellikle üretildikleri yerlerin isimleriyle tanımlanır. Kendi üretim bölgelerinin ekolojik koşulları dışında üretilen menşeiler, bazı genetik ve biyolojik özelliklerini koruyabilirlerse de, piyasada aranmalarının nedeni olan karakteristik ticari niteliklerini gösteremezler.
Türkiye'de Ege Bölgesi tütün üretim alanı, miktarı ve ihracattaki payı ile ilk sırayı almaktadır. Bu bölgede üretilen tütünler uluslararası piyasada İzmir tütünleri olarak tanınırlar. Genellikle küçük yapraklı, sapsız, karınlıca, açık sarı- açık kırmızı renkli, ince damarlı, kıvırcık görünüşlü, kuvvetli bir dokuya sahiptirler.

İHRACATIN BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI

(01.01.2008 - 31.12.2008)

BÖLGE

MİKTAR            (Kg)

%

 DEĞER               ($)

%

EGE

68.558.554

45,09

315.122.921

73,55

KARADENİZ

31.696.617

20,85

84.947.605

19,83

MARMARA

860.488

0,57

2.550.064

0,60

DOĞU / G.DOĞU

47.397.252

31,18

25.010.526

5,84

DİĞER

3.520.477

2,31

811.228

0,18

GENEL TOPLAM

152.033.388

100,00

428.442.344

100,00

Kaynak:TAPDK

 



Ege Bölgesinde üretilen İzmir menşei tütünlerin çeşitli tipleri % 0,5 - 1 arası alkaloit (nikotin) ve %15 - 21 arası indirgen şeker oranlarına sahiptirler. Nikotini düşük, yanmaları yavaş, tatlı içimli, kokulu tütünler olan Ege bölgesi tütünleri, sert karakterli harmanların sertliğini azaltma, yavan içimli harmanları tatlılaştırma ve nötr harmanlara koku verme özellikleri nedeniyle harmanları ıslah eder, sos (katkı maddeleri) emiciliği iyi, blend sigara harmanlarının vazgeçilmez elemanı olup, sigara imalatçıları tarafından aranmaktadır. Günümüzde harmanlarda kullanma oranı azaltılmışsa da hala aranan bir tiptir. Yıllar itibariyle tütün ihracatımızın 2/3'ünden fazlasını Ege tütünleri teşkil etmektedir.

2009 yılında 2008 yılına göre %35 lik azalışla tütün ihracatımız yaklaşık 99.000 ton'a gerilemiştir. Değer olarak 2008 yılına göre yaklaşık%15'lik artışla 491 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizin en önemli tütün alıcısı ABD'ye yapılan ihracatımız, 2008 yılına göre 2009'da %95 artarak yaklaşık 169 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.Bunun yanında AB ülkelerine yönelik olarak 2008 yılında 201 milyon dolarlık ihracata karşılık 2009 yılında 180 milyon dolar gerçekleşmiştir.
Aşağıdaki tabloda ülkeler bazında 2008 yılı içerisinde yapılan tütün ihraç miktarları ile değerleri verilmiştir.

İHRACATIN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI

(01.01.2008 - 31.12.2008)

 

SIRA
NO

ÜLKE ADI

MİKTAR                         (Kg)

DEĞER                         ($)

1

ABD

21.286.143

85.714.124

2

ALMANYA

10.824.066

30.266.670

3

ARJANTİN

839.670

5.771.486

4

AZERBAYCAN

292.677

98.605

5

BİRLEŞİK ARAP EMİ.

85.359

72.555

6

BELÇİKA

15.306.200

58.048.699

7

BOLİVYA

8.705

34.723

8

BREZİLYA

2.003.998

10.117.906

9

BULGARİSTAN

1.681.461

1.182.658

10

ÇEK CUMHURİYETİ

2.521.010

5.569.235

11

DANİMARKA

401.818

3.597.923

12

DOMİNİK CUM.

30.135

202.306

13

EKVATOR

20.160

142.240

14

ENDONEZYA

8.360.717

27.618.930

15

FAS

280.832

469.538

16

FİLİPİNLER

4.544.019

6.516.418

17

FRANSA

5.062.862

11.920.525

18

GÜNEY AFRİKA CUM.

342.900

990.044

19

GÜNEY KORE

825.990

6.254.627

20

GUATEMALA

20.055

139.784

21

GÜRCİSTAN

388.595

215.516

22

HAİTİ

38.010

23.946

23

HIRVATİSTAN

311.850

558.212

24

HİNDİSTAN

131.670

1.463.824

25

HOLLANDA

6.231.420

42.632.768

26

HONG KONG

39.600

7.920

27

İNGİLTERE

534.600

102.366

28

İSPANYA

1.592.168

3.871.182

29

İSVİÇRE

1.493.040

11.006.020

30

İTALYA

613.834

2.198.945

31

JAPONYA

779

6.248

32

KANADA

253.069

288.844

33

KAZAKİSTAN

538.440

1.796.973

34

KIRGIZİSTAN

101.100

35.647

35

KORE

230.400

1.864.841

36

KOSTA RİKA

30.240

208.280

37

LİTVANYA

810.330

4.862.437

38

LÜKSEMBURG

30.240

263.138

39

MACARİSTAN

165.419

579.660

40

MALEZYA

1.932.373

5.690.714

41

MEKSİKA

1.254.960

6.636.278

42

MERSİN SER. BÖL.

177.360

445.625

43

MISIR

4.224.960

2.864.059

44

MOLDOVA

115.830

35.486

45

ÖZBEKİSTAN

38.220

295.558

46

PARAGUAY

192.297

159.607

47

POLONYA

6.698.640

13.045.605

48

PORTEKİZ

1.349.850

9.445.159

49

ROMANYA

1.838.890

6.974.513

50

RUSYA

16.432.746

19.880.338

51

SENEGAL

10.080

25.502

52

SIRBİSTAN

298.670

1.288.851

53

SİNGAPUR

131.040

794.506

54

ŞİLİ

84.000

608.160

55

UKRAYNA

4.983.216

8.387.824

56

URUGUAY

142.412

309.034

57

ÜRDÜN

100

274

58

VİETNAM

28.843

61.741

59

YUNANİSTAN

23.825.320

24.777.747

GENEL TOPLAM

152.033.388

428.442.344

Kaynak:TAPDK

 

 


Tütün Üretiminde Etkin Olan Faktörler

Tarım veya endüstri ürünü olsun, bir malın elde edilmesinde uygulanan işlemler ve bu işlemlerin şartları başlıca iki hedefin den­gesine yöneltilir: Ekonomi ve Kalite. Bir üründe aranan, istenen nitelikler ile maliyeti arasında göz önünde tutulması gereken denge, o ürünün elde edilmesinde takip edilen yolun ana faktörünü teşkil eder. Bu genel prensip doğal olarak tütün üretiminde de geçerlidir.

Belli bir tütün tipinde aranan, istenen niteliklerin topluluğunu “K a l i t e” terimi ile ifade ediyoruz. Öteden beri ve bu gün, tütün çeşitli biçimlerde kullanılmak üzere çeşitli tipler halinde üretilen bir maldır.

Teknolojik bir terim olarak tütün, sigara, puro, v. b. çeşitli "Yapıtların” ilk maddesini teşkil edecek nitelikleri kazanmış bir me­tadır. Başka bir deyimle, bir endüstri ilk maddesi haline gelmiş yap­raklara teknolojik bir terim olarak "ilk madde tütün” diyoruz. "Tütün” terimi ile bu ilk madde tütün anlaşılmalıdır (1).

Tütün kullanma biçimlerini iki ayrı grupta toplamak mümkün­dür.

1 — Tüketici, tütün mamulünün "içilmesi”dediğimiz süreçle yanmasından hâsıl olan dumandan faydalanır. Bu tarzda kulla­nılan başlıca yapıtlar, sigara, puro, pipo ve nargiledir.

2 — Tüketici, doğrudan doğruya yapıtın kendisinden faydalanır. Enfiye ve çiğneme tütününde olduğu gibi.

Bu gün dünyada en yaygın tütün kullanma biçimleri birinci grupta toplanmış olanlardır.

Enfiye ve çiğneme tütünlerinin tüketimi, birincilerin yanında çok önemsiz bir seviyededir. Özellikle"içilme” tarzında çok yaygın kullanılan tiplerin kimyasal olarak incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

"İ ç m e” tarzında kullanılan tütünler, yapıtların şekline göre ve her bir tip yapıtın çeşitli zevklere hitap eden çeşnilerine göre başka başka mahiyette tiplere ayrılırlar. Örneğin, sigaralık, puroluk, pipoluk tütünler farklı tiplere ve farklı çeşnilere göre birçok çeşitleri ihtiva ederler. Bu bakımdan, belli bir maksat için ilk madde teşkil edecek ayrı ayrı tiplerde, aranan ve istenen nitelikleri az çok farklılıklar göstermektedir.

Bu farklar, bir taraftan ürünün başlangıç noktasını teşkil eden tohumun kendi genetik nitelikleri, diğer taraftan üretim metotlarının şartları sayesinde sağlanır. Gerçekten ilk madde tütün tipleri, kısmen genetik faktörlerin kısmen de yetiştirme ve işlemlerin (kurutma, fermantasyon vb.) etkileri altında teşekkül eder.

Tütün tiplerinin üretilmesinde takip edilen uygulamalar, her bir tipin kendisinde aranan niteliklere ulaşmak yolunda tohumun seçilmesi ve üretim şartlarının ayarlanmasından ibarettir. Üretim şartlarının, ilk madde tütünün kendine özgü nite­likleri kazanma yolunda ortaya çıkan kimyasal gelişmeler üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve bu etkilere göre üretimi yönlendirmek insan ve çevre sağlığı için önemli bir duruma gelmiştir.

Tütünün ilk madde haline geldiği zaman haiz olduğu nitelikler ile kimyasal bileşimi ve fiziksel yapısı arasında sıkı bir ilişki vardır. Me­selâ, belli bir tip için nikotin, şekerler, proteinler, v. b. karakteristik yaprak içerikleri bilançosu, belli sınırlar içinde bulunmalıdır. Keza yine belli bir tip için renk nüansları, yanma, rutubet tutma, doldurma kabiliyetleri de belli sınırlar içinde olmalıdır. Bütün bu nitelikler ise, biraz genetik faktörlere bağlı olmakla beraber, daha ziyade dış fak­törlerin, yani üretim şartlarının etkisi altında teşekkül eder.

Bu dış faktörleri aşağıdaki gibi derleyebiliriz:

 a)   Ekolojik şartlar:

Bitkinin yetiştiği iklim şartları, (ısı derecesi, yağışlar, toprak, güneşlenme v. b. başlıca ekolojik faktörleri teşkil eder.

Genel olarak tütün ilk ve sonbahar donları hariç tarlaya dikilmesinden hasadına kadar soğuk iklimlerde 100–120 günde; vejetasyon süresince 26 C ye sahip olan yerlerde ise 80 – 90 günde gelişir. Isı toplamı 3100–3500 C; Minimum ısı 13–15 C; Maksimum ısı ise 35–38 C dir. Sonbahar yağmurlarının ve serinliğinin erken olduğu yıllarda tütünün üst yaprakları iyi gelişemez ve güzleme diye nitelendirilir. Tütün bitkisi donlardan zarar görür; fazla rüzgâr ise hem tarlada hem de kurutma sırasında yaprakların parçalanmasına neden olur. Gelişme aşamasında, aylara düzenli dağılmış orta derecede yağış; tütünlerin hızlı büyümesine sebep olur, fazla yağış tütünlerin harlak (çabuk) büyümesine, mantar, bakteri, virüs hastalıklarının çıkmasına; hasat devresinde ise olgunlaştırmayı geciktirme, reçine ve nikotin maddelerini yıkama gibi kalitenin düşmesine sebep olur. Tütünün vejetasyon döneminde nispi nemin %55-60 dan aşağı olmaması gerekir. Güneşlenme süresinin uzun olduğu bölgelerde vejetatif gelişmelerine devam eden tütünler çiçek açmazlar. Bu gibi bitkilere kısa gün bitkisi denir.

            Kalite tütünlerimiz; Don olmayan, gelişme süresince fazla sıcak, yağışlı bir ilkbahar, güneşte kurutulan yaprakların iyi kurumaları ve makbul bir renk alabilmeleri için kurak ve bol güneşli bir sonbahar ister. Gelişme süresince devam eden hâkim kuraklık bu tütünlerde koku ve aromanın artmasına, yaprak boyutunun küçülüp kalitenin artmasına fakat verimin düşmesine neden olur.

b)   Tarım metodunun şartlan:

Fidelerin dikim zamanı, aralarındaki mesafeler, sulama ve güb­releme, tepe kırma, kırım şekil ve şartları v. b, bitkinin içinde yetiş­tiği dış faktörlerin bir kısmını teşkil eder.

c)   Kurutma metodunun şartları:

Tütün üretiminde, yaprakların kırımından sonra uygulanan ku­rutma işleminin şartları, endüstri ilk maddesi haline ulaşma yolunda derin kimyasal değişmelere meydan veren önemli faktörlerdendir. Bu şartlar, renk, kimyasal bileşim, fiziksel yapının son sınırlara yaklaş­masında çok etkindirler.

d)   Fermantasyon metodunun şartları:

İlk madde tütünün elde edilmesinde son üretim işlemi olan ve genel bir terim olarak fermantasyon dediğimiz safhada, nitelikler artık son durumlarına ulaşırlar.

Tütünün nitelikleri bakımından, yaprakların bitki üzerindeki yer­lerinin de önemli bir rolü bulunmaktadır.

Her biri belli bir tipe uygulanan üretim metotları, yukarıda değinilen faktörlerin, o tipin istenen niteliklere ulaşması yönünde etkin olacakları şekilde düzenlenmiştir. Yüz yıllar boyunca sırf geleneksel ola­rak gelişmiş bulunan üretim metotları, bu gün bilimsel verilere göre teknik bir bilinçle düzenlenme yoluna girmiştir.

Bu gün hangi faktörlerin nikotini arttırıp veya azalttığını, han­gilerinin şekerler bilançosuna etki gösterdiğini, hangilerinin protein­lerin hidrolizini sağladığını, aynı şekilde ne gibi kimyasal reaksiyonların, üretimin hangi safhasında, ne ölçüde ve ne yönde ortaya çıktığı bilinmektedir. Bitki metabolizmasının çok karmaşık olaylarından ve çok sayıda bileşiklerin, çeşitli faktörlerin bir arada etkin olmalarından ötürü sahip oldukları değişiklikler akademik boyutta yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Daha çok tarım, kurutma ve fermantasyon metotları ile artık istenilen özelliklerde tütün üretmek günümüz şartlarında çok daha kolaydır.

Yorumlar   

#4 ayhan aslan 28-09-2015 17:49
merhaba tutuncu dukkanı açmak istiyorum bu konuda bilgilendirip alım konusunda yardımcı olursanız sevinirim saygılarımla usunda yardımcı olursanız sevinirim saygılar
Alıntı
#3 ayhan aslan 28-09-2015 17:49
pipo hakkında bir blog yazmaya başladım ve adıyaman pipo tütünü çok hoşuma gitti şuan aromalandırma hakkında araştırmalar yapıyorum inşallah faydalı olur amerikadan getirttiğimiz 5 para etmez tütünlerden çok daha kaliteli memleketimizin tütünü
Alıntı
#2 Çelikhan tütünü 25-12-2013 12:17
Çelikhan tütünleri bu sene sarı altın adı altında satılıyor çelikhan tütünü tütün çeşitleri artmakla birlikte adıyaman tütünü piyasalarda yerini aldi en ucuz adıyaman tütünü 10 tl çelikhan tütünü ise en ucuzu 20 tl müşteri bulbaktadır..yeni tütünlerin cıkmasına fdaha 10 ay var ama şimdiden eski tütünler bitmek üzeridir böyle devam ederse eğer 2 aya kadar çelikhan tütünü adıyaman tütünü olayi bitmektedir.
Alıntı
#1 adıyaman tütün 17-06-2012 19:53
Selamlar. Tütün Hakkında bu kadar Geniş Bilgiye verdik Umarim Sitemizden Gönderdiğimiz Tütünden memnundur müşterilerimiz. Ama Adıyaman tütün satışı yaptigim bu süre içinde Anladimki Türkiyenin Bir çok yerinde kalitesiz ucuz tütünler cok yüksek fiyata adıyaman tütün çelikhan tütün diye satılmakta burda 5-10 tl ye aldiklari tütünü batıda cok yüksek fiyata satmakta ve bu yüzden adıyaman tütün çelikhan tütün adıda kirlenmektedir.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio