Tutun hakkinda genel bilgi

Tütün Hakkında Genel Bilgi

Tütün Hakkında Genel Bilgi

Tütün (Nicotiana)

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Solanaceae (patlıcangiller) familyasından Nicotiana cinsinden yaprakları sigara yapımında kullanılan bir yıllık otsu bitki türlerine verilen ad.

Haziran-Ağustos ayları arasında pembemsi renkli çiçekler açan, 0,75-1,5 m boylarında, bir yıllık kültür bitkisidir. Gövdeleri dik, silindir şeklinde, tüylü ve yapışkanlıdır. Yapraklar sapsız veya kısa saplı, büyük oval, tüylü ve yapışkan, özel kokulu ve acı lezzetlidir.

Çiçekler tepede salkım durumunda bulunurlar.
Tüp şeklinde, pembemsi-kırmızı renkli, tüylü ve beş sivri dişli çiçeklere sahiptir. Meyveleri uzunca ve oval şekilli küçük tohumludur.

Tarihçe

Amerikan Yerlileri (Kızılderililer) Avrupalılar kıtaya gelmeden önce tütün kullanmaktaydılar. İlk Avrupalı yerleşimciler tütün içmeyi kızılderililerden öğrenerek tütünü daha sonra gittikçe popüler olacağı Avrupa’ya taşıdılar.

Amerikan Yerlileri arasında tütün eğlence amacıyla değil ayinlerinde ve ancak deneyimli şamanlarınca dini gerekçelerle kullanmalarına karşın Avrupalılar tütünü eğlence ve vakit geçirme amacıyla yaygınlaştırdılar.

Tütün aynı zamanda Amerikanın güneyinin hızla sömürgeleştirilmesine de yol açmıştır. İlk sömürge yayılımının ardında tütün üretimini arttırma isteği de bulunmaktaydı. Avrupalılar Amerika’ya getirdikleri zenci kölelerle açtıkları alanlarda tütün ekimi yapmaya başladılar.

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Tütün 1500 yıllarında Antillerden İspanyol gemicileri vasıtasıyla İspanya’ya ve oradan Avrupa’ya yayılmıştır. Anadolu’ya ise Osmanlı İmparatorluğu zamanında (1605) Venedikli tüccarlar tarafından sokulmuş ve kullanılışı kısa bir zamanda yayılmıştır.

En Fazla Tütün Eken Ülkeler – 2005 (milyon ton)

 Çin                                                               2.51
 Brezilya                                                     0.88
 Hindistan                                                  0.60
 ABD                                                            0.29
 Endonezya                                              0.14
 Türkiye                                                       0.14
 Yunanistan                                                0.12
 Arjantin                                                        0.12
İtalya                                                              0.11
 Pakistan                                                         0.08
Dünya Toplamı                                             6.38

Tütün Ekimi 

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Tütün ekimi için toprak sonbaharda işlenir. İlkbaharda tarla dikime hazırlanır. Tohum ekilmeden önce suda ıslatılır ve ilkbaharda erkenden yastıklara ekilir.

Tütün yastıklarının güneşli bir yerde kurulması lazımdır. Fide yastıklarında ot savaşı, sulama ve gübreleme iyi yapılmalıdır. Fideler 6-8 cm olduğu zaman tarlalarda açılan yerlere dikilir.

Dikim genellikle donlar geçtikten sonra mayıs ayında yapılır. Ayrıca iyi ve kaliteli tütün elde etmek için çiçeklenmenin başlangıcında bitki üzerinde 10-15 yaprak kalacak şekilde üst kısmından kesilir. Bu işleme uç alma denir.

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Tütün 90-120 günde yetişir. Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır. Hasat el ile günün erken saatlerde yapılır. Kurutma işlemi birkaç şekilde yapılır (güneşte, ambarda, bacada kurutma).

Kurutma bittikten sonra depolara alınan yapraklar su ile ıslatılır (tavlama) yumuşayan yapraklar ayrıldıktan sonra denklenir ve ticarete sevk edilir.

Tütünde kalite çok önemlidir. Tütünün kalitesi üzerinde iklimin önemli rolü vardır. Bu sebeple tütünün belirli iklim ve toprak şartları altında yetiştirilmesi gerekir. Kumlu-tınlı, humuslu ve su tutmayan topraklarda iyi yetişir.

Türkiye’de tütün ekimi yapılan bölgeler şunlardır:

  • Ege bölgesi (Akhisar, Söke,Manisa,Denizli,Eşme civarı).
  • Karadeniz bölgesi (Bafra, Samsun, Trabzon civarı).
  • Trakya bölgesi (Keşan, Kırklareli çevresi).
  • Marmara Bölgesi (Balıkesir, Bursa, Bolu, İzmit çevresi).
  • Doğu Anadolu bölgesi (Malatya, Bitlis, Diyarbakır, Muş, Hakkari).

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Türkiye’de ince, küçük yapraklı, iyi yanan ve hoşa giden aromalı, kaliteli tütünler (şark tipi tütünler) yetiştirilmektedir. Şark tipi tütünler kurak tip olmaları sebebiyle sulanmadan yetiştirilebilir.

Yapraklardan çiğneme tütünü, pipo tütününargile (tömbeki) tütünü, hazırlanır. Sigaralık tütünler şark tipi tütünlerden hazırlanır.

Kullanıldığı yerler 

Tütün yapraklarında tanen, zamk, nişasta, reçine ve alkaloitler bulunur. Bu alkaloitler içinde miktarı en fazla olan Nikotin alkaloididir ve kötü kokuludur. Tütün yaprağından hazırlanan infüzyonlar (% 1’lik) vücut parazitlerine karşı sürülmek suretiyle kullanılabilir.

Nikotinin sülfat tuzları zirai mücadelede böcek öldürücü olarak, yaprakları keyif verici olarak sigara imalinde kullanılır.

Ayrıca tütün yaprağı özel bir şekilde fermente edilerek kokulandırılıp, toz edilerek enfiye adı verilen keyif verici ve aksırtıcı bir ürün elde edilir. Tütün tohumları yağ bakımından zengindir. Yerli tütünlerimizdeki yağ oranı % 35-45 kadardır. Tütün yağı boya ve sabun sanayiinde kullanılır , zehirli madde taşımaz.

Tütün üretimi yapan başlıca ülkeler

Tütün Hakkında Genel Bilgi, Bir keyif bitkisi olan tütünün, dış ülkelere sattığımız ürünlerin arasında önemli bir yeri vardır. Ayrıca Türkiye tütün üretiminde ABD, Brezilya, Çin ve Hindistan’dan sonra 5. sırada yer alır.

Memleketimizdeki tütün endüstrisi oldukça gelişmiş olup, Tekelin eli altında ticareti yapılmaktadır. Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.

Bu sebeple memleketimizde Samsun, Tokat, Bitlis ve İstanbul’da sigara fabrikaları kurulmuş ve halen üretimi yapılmaktadır. Sigara ilk olarak 19. yüzyıl sonlarında İngiltere ve Amerika’da yapılmış ve oradan yayılmıştır.

Türkiye’de Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, 1990’da 290.000 hektarlık tütün alanından 275.000 bin ton ürün elde edilmiştir. Başlıca tütün ekim alanları Ege, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Marmara bölgelerindedir.

Tütün üretimi yapan başlıca ülkeler Amerika, Çin, Brezilya, Hindistan, Türkiye, İtalya, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Bulgaristan’dır.

Tütün, olağan üstü plâstik (biçim verilmeye elverişli olan )bir bitkidir. Dış faktörler ve çevre koşulları tütün yaprağının anatomik özeliklerini belirler.

Memleketimiz tütünlerinin büyük birçokluğunu teşkil eden kseromorf (kuraklığa dayanmak için yapısal olarak değişmiş olan) tiplerin de bu özeliği, yaprak anatomik yapılarında göstermektedirler.

Tütün Enstitüleri tarafından yapılan bu çalışmada, Türk tütüncülüğünde yapraklarının küçüklüğü ve kokularının nefasetiyle meşhur olan bil­hassa, yaka arazide yetişen, zenepsiz, kurak tip tütün olan Basma tütünleri ele alınmıştır..

Ege Bölgesi dışında sadece yalnız Gümüşhacıköy’de üretilmektedir. Basma tipi tütünler bu coğrafyada gerçek özeliklerini muhafaza etmektedirler.

Tütün Yaprağının Dokusu: Alt ve üst epidermis arasında hücre biçimleri değişik iki parankima görülür. Üst epidermisin altında sık dizilmiş silindirik biçimdeki hücre­ler palisad parankiması katını oluşturur. Yaprağın üst ve alt yüzeyleri sık dizilmiş hücrelerden yapılı koru­yucu iki epidermis(üst deri) katını oluşturur.

Üst epidermis katındaki hücrelerin üzerleri kutikula (koruyucu mumsu madde) denilen ince bir deri ve yapışkan reçineli maddelerle örtülüdür.

Palisad parankimasının altında dağılmış bir durumda ve çoğunlukla oval biçimde hücrelerden ve geniş hücre arası boşluklarından oluşan sün­ger parankiması bulunmaktadır.

Besin maddelerini ileten borucuklar me­kanik doku denilen sık dizilmiş parankima hücreleriyle örtülüdür. Sünger parankiması katında bulunan bu borucuklar yaprağın alt yüzünü yaygın biçimde kaplamış durumdadır.

Palisad ve sünger parankiması hücrelerinde koyu renkli ufak tane­cikler biçiminde yaprağın boyar maddelerini bulunduran kromatoforlar vardır.

Palisad parankiması hücrelerinin daha sık biçimde dizilmiş olması ve sünger parankimasına göre burada kromotforlar miktarının daha fazla oluşu nedeniyle yaprağın üst kısmının renk görünüşü alt kısmın­dan daha koyu yeşil renkte olmaktadır.

Kromatoforlarda yaprağın yeşil rengini meydana getiren klorofil maddesinden başka yaprağın sarı ya da sarı turuncu rengini sağlayan karotin ve ksantofil boyar maddeleri de bulunmaktadır.

Tütün yaprakla­rının olgunlaşma döneminden başlamak üzere özellikle kurutma dönemin­de sarartma fazında klorofilin parçalanması sırasında tütün yaprağının rengini etkileyen karotin ve ksantofil maddeleri meydana çıkmak­tadır.

Ayrıca epidermis hücrelerinin arasında havanın alış verişine yarayan özel yapılışta stoma (gözenek) denilen delikler bulunur. Stomalar epi­dermis hücrelerinden bazılarının fasulye biçiminde form değiştirmiş iki hücrenin karşı karşıya gelmesinden meydana gelen deliklerdir.

Stoma deliğinin bağlı olduğu hücre arası boşluğunun diğer hücre arası boşluk­larla bağlantılı olması dolayısıyla dokunun tüm hücreleriyle ilişkisi bu­lunmaktadır. Yaprağın üst yüzeyindeki stomaların miktarı alt yüzeydekilerden yaklaşık olarak iki katı kadar fazladır.

Bu kısımlardan başka yaprağın üst epidermis hücrelerinden bazıla­rından meydana gelen uzantılardan tüycükler meydana gelmektedir. Tütün yapraklarında salgı tüyleri ve örtü tüyleri olmak üzere bunların iki biçimi vardır.

Bu tüycükler genellikle geniş bir baş ve bir sap olmak üzere raket biçiminde veya bir kaç kısımdan oluşmaktadır. Salgı tüyle­rinin baş kısımları eterli yağlar gibi aromatik maddeleri kapsamaktadır. Tüycüklerin miktarı ve nitelikleri yaprakların ellerine ve yetiştikleri ortamın ekolojik koşullarına göre değişmektedir.

Tütün bitkisinde en küçük boyutta olan uç eller, örneğimiz olan  Basma tütün yapraklarının anatomisi, yandaki şekil de gösterilmiştir. Deri – doku hücreleri, genel olarak çok küçüktür. Deri – dokuların gözenekli, genel olarak, küçük, yuvarlak ve sık olduğu göze çarpar. Bazen bir birine çok yakın, hatta bir kenarları tamamen birleşmiş ikiz gözeneklere(stomalara) de rastlanmaktadır.

Kuraklığa karşı bütün bitkiler gibi, kendi cüsselerin de küçültmek zorunda kalan tütün, yapraklarının deri – doku hücreleri de küçük kalmaktadır.

Yaprak enine kesitlerde görülen sünger parankimaları (hücreleri kloroplast içeren parankima), eşit sayı hücre kalınlığındadır. Bu hücrelerin her iki kesitteki büyük­lükleri de, aşağı yukarı, eşittir. Deri-doku hücreleri küçük olan yaprakların sünger parankima hücreleri de küçük olur:

Yaprak belli bir büyüklük kazandıktan sonra, mezofil (Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması) hücrelerinde bölünme durur, fakat büyüme devam eder.  Belli bir zaman sonra bu da durur.

Hâlbuki deri – doku hücreleri büyümelerine, daha uzun müddet devam ederler. Bu suretle, bilhassa alt mezofil (alt deri-dokuya bitişik tek hücre sırası) hücrelerini bir birinden ayırarak, yaprakta,  hücreler arası boşluklarını meydana getirirler (Garner).

Kurak tip yapraklarda hücreler arası boşluklarının küçük kalması, mezofil hücrelerinin, büyüme devresi sonunda, toprakta kullanılabilecek suyun bulunamadığı döneme rast gelmesi sebebiyledir. Bu dönemde turgor basıncı düştüğünden deri – doku hücrelerinin büyümelerine devam edememektedirler.

Buna göre, bir tütün fidanında, üst ellere doğru gidil­dikçe, yaprakların giderek kurak bir ana­tomik yapıya doğru meyletmeleri de bu noktayı kuvvetlendirmektedir.

Tutun hakkinda genel bilgi
Tütün Hakkında Genel Bilgi

Uç yaprak enine kesit­lerin birinde, palisat hücreleri biraz daha uzundur. Bunların sünger parankiması olan oranı yaprağın her yerinde bir değil­dir. Bu kıymetin yaprak kenarına doğru gidildikçe yükselmektedir (Garner).

Bazen, yaprağın aynı kesitinde bile, palisat hücre­leri iki sıra olur, bazen de, alt mezofil hücreleri, bilhassa yaprağın dışarıya doğru çıkık olan yerlerinde, palisat, hücreleri kadar uzundur.

Bir yaprakta, yaprak ortalama kalınlığı daima değişir.  Yaprak kaidesine doğru gidildikçe azalır. Orta damardan belli bir mesafede,  yaprak uzunluğunun ortasına tekabül eden yerlerde ise kalındır.

Ana ellerdeki deri – doku hücreleriyle stomalar, yaprakla paralel olarak büyür. Yaprağın, bilhassa mezofilinin, gerek sak üzerindeki yeri, gerekse ait olduğu tütün fidanının yetiştiği çevre itibariyle, uygun şartlar altında zaman bularak, iyice gelişmekte ve kalınlaşmaktadır.

Yaprağın deri – doku dış duvarlarının kalınlaşabilmesi için, daha sonra gelen olumsuz çevre şartlarına karşı koyduktan sonra ve olgunken kopa­rılmış olmasını gerektirmektedir.

Bitkinin tohumun oluşumuna önem verdiği, büyüme devresinin sonlarına doğru, uç yapraklar tamamen gelişmeden kırılacakları için, yaprak enine kesitleri tamamlanmamış bir yapı gösterir.  

 Yapraklar o kadar kalın değildir, genç oldukları için uygun olmayan çevre şartlarına, kısa bir zaman maruz kalmaları yüzünden, deri-doku dış duvarları da çok kalınlaşmamıştır.

Teşekkül ettikleri hücreler her zaman, daha küçük ve daha sıktır. Bu durum, yaprak­ların sak üzerindeki yeriyle anatomik özelikleri arasındaki yakın bir ilişki bulunduğunu göstermektedir.

Tütün yapraklarının dokusu su faktörüne, yaprağın sak üzerindeki mevkii, mensubu olduğu tütün fidanının yetiştiği çevrenin özel şartları, kırıldığı zamanki gelişme derecesi vb. gibi nedenlerle değişmeğe çok eğilimlidir. Hatta tek bir yaprağın ayrı ayrı yerlerinde bile, aynı değildir.

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın